Geri
İleri
   

Kemal Burkay

Anılar-Belgeler

Cilt 1

Kemal Burkay'ın anılarının 1. cildi yurtiçinde DENG yayınları tarafından büyük boy, fotoğraflar ve ek belgelerle birlikte 414 sayfadır.
Burkay, kitabının önsözünde belirttiğine göre anılarını 1989 yılında yazmaya başlamış, diğer çalışmalarının yanısıra, zaman buldukça sürdürmüş ve 2000 yılında tamamlamış.
1 Baskısı Kasım 2001'de Stokholm'de, 2 baskısı mayıs 2002'de İstanbul'da yayınlanan 1. cilt, Burkay'ın çocukluğundan, 1974 yazına kadar olan dönemi kapsıyor. 40 sayfalık ilk bölümde Burkay çocukluğunu, içinde yaşadığı çevreyi, doğayı, çeşitli yönleriyle köyünü anlatıyor. Diğer bir deyişle bu bölüm 1940'lı yıllardaki Kürt köyünden ve Kürt yaşamından bir kesit.
Türkiye'de canlanan sosyalizm ve Kürt sorunu tartışmaları; ilk edebi çalışmalar, roman ve şiirler; Burkay'ın politikaya yönelişi ve Türkiye İşçi Partisi dönemi…
Elazığ ve Tunceli'deki meslek ve siyaset yaşamı; Doğu Mitingleri, kongreler, seçimler; ilginç davalar, politik olaylar, tutuklanmalar… Tanıştığı, birlikte çalıştığı, birlikte hapis yattığı kişilerin; yazarların, politikacıların ve emekçi insanların kısa portreleri.
12 Mart dönemi, ilk yurt dışına çıkış; Şam, Beyrut, Sofya, Münih, Konstanz…
.

   

Mukaddes Şahin

Siyasi Çılgınlık mı, Yararlı Bir Kalkınma Politikası mı?
Fayda-Maliyet Açısından Güneydoğu Anadolu Projesi

(GAP)

Mukaddes Şahin tarafından hazırlanmış doktora tezidir. Yurtiçinde ve yurtdışında yüzlerce kaynaktan faydalanarak, tablo ve grafiklerle desteklediği çalışmasında (GAP) Güneydoğu Anadolu Projesi'nin fayda-maliyet analizini yapıyor. Bu analizi yaparken de, bilimsel titizliği elden bırakmıyor.
Kitabın giriş bölümünde: "Dünyada giderek daha fazla bölge, büyüyen su sorunu ile karşı karşıya gelmektedir. Aslında su, dünyada en çok bulunan bir elementtir; ancak, küresel suyun % 97.5'i dünyadaki denizlere dahil olduğundan insanların kullanımına hiç uygun değildir. Geri kalan % 2.5'in ise üçte ikisinden çoğu dünyadaki buzullarda saklıdır. (...)
Ana gıda maddesi olan su, dünya çapında giderek büyüyen tehlikelere maruz kalmakta, hatta çatışma nedeni olabilmektedir."
Türkiye'nin su kaynakları açısından bölgede göreceli olarak zengin devletler arasına girdiğini, Fırat ve Dicle gibi ırmak sistemine sahip olduğundan bunlarla su gereksinimini karşılayabileceği, hidro enerji üretebileceği ve tüm Ortadoğu'ya su temini konusunda etki edebileceği vurgulanıyor.
Kitabın ekler bölümünde ise, dünyadaki büyük barajların yapıldığı bölgelerde yarattığı, sosyal-ekonomik ve ekolojik değişikliklere dikkat çekilmektedir.

Geri
İleri