25.08.2000
Özgürlüğe tutkun bir devrimcinin ardından?
Uzun ve çalkantılı mücadele yılları içinde kendini kanıtlamış, halka bağlılığı ve cesaretiyle dost ve arkadaşlarının büyük sevgisini kazanmış militan bir devrimciyi, Yavuz Koçoğlu'nu hiç akla gelmeyen bir biçimde, bir trafik kazasında kaybettik. Acımız büyüktür.
Anısı mücadelemizde yaşayacak!
DBP Genel Başkan Yardımcısı, gazetemizin Genel Yayın Yönetmeni, insan hakları savunucusu ve halkının özgürlük mücadelesine gönül vermiş o uğurda bedeller ödemiş olan Yavuz Koçoğlu, 12 Ağustos günü Manisa'nın Alaşehir ilçesinde dostları, ailesi ve DBP üyelerinin katıldığı bir törenle toprağa verildi.
Rejimin balans ayarı tamam Memurların kamudan ihracını kolaylaştıran Kanun Hükmündeki Kararname'nin köşk ile hükümet arasında yarattığı yapay gerginlikte, askerler 'uzlaşma ve sonuç' istedi.
Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer uzun bir zamandan beri gündemi işgal eden ve sonucu merakla beklenen kararını açıkladı ve Kanun Hükmündeki Kararname (KHK)'yi ikinci kez veto etti. Kamuoyunu ikiye bölen bu davranışıyla Sezer taraftarları artarken, askerler, MGK'nin Ağustos ayı olağan toplantısında belirleyici rolünü 'uzlaşma ve sonuç' isteyerek bir kez daha gösterdi. Sezer veto gerekçesinde, 'kuvvetler ayrılığı' ilkesini hatırlattı ve 'Benim yetkilerime karışmayın, yürütmeye ortağım, bensiz yönetemezsiniz' mesajlarını verdi. Koalisyon ortakları ise, 22 Ağustos günü yaptıkları toplantının ardından memur kararnamesinde geri adım attı. Koalisyon ortakları, Sezer'in ikinci kez geri çevirdiği KHK'nın, TBMM'nin 1 Ekim'de başlayacak yeni yasama yılında yasa olarak çıkarılmasını kararlaştırdı. Sezer'e ağır suçlamalarda bulunan ortaklar, "KHK'yi engellemekle Cumhurbaşkanı kastı elbette öyle olmasa bile rejim düşmalarını yüreklendirmiştir" dediler.
Son dönemlerde yaşanan göç olayıyla ilgili olarak bir bildiri yayımlayan Kürdistan Sosyalist Partisi-PSK, "Göçü önlemenin yolu iç barıştır, Kürt sorununun adil çözümüdür, Kürt sürgünlerinin köylerine dönmesine fırsat verilemeli, yaraları sarılmalı" dedi. 16 Ağustos tarihli PSK bildirisinde, Avrupa'ya Kürt göçünün hızla sürdüğü, tıka basa insan dolu köhne gemilerin Türkiye'den İtalyan sahillerine, Yunan adalarına Kürtleri ve öteki Asyalı göçmenleri taşıdığı belirtiliyor ve şöyle deniyor: "Kürt göçünün temel nedeni Kürtlerin Türkiye, Irak ve İran'da yaşadıkları trajedidir. Kürdistan'ı parçalayan ve yıllardır yağmalayan, Kürt halkına kültürel haklar bile tanımayan zorba devletler, Kürt halkının özgürlük mücadelesini de herkeresinde kanla bastırarak öz vatanlarını Kürtler için yaşanmaz hale getirdiler. "Irak'ta Saddam rejimi altında Kürtlerin yıllardır çektikleri ortada. Körfez Savaşı sonrası Güney Kürdistan'ın bir parçası nisbi olarak özgürleşti; ama buranın statüsü de hala belirsiz. Kürt halkı burada da tehdit altında olmaya devam ediyor. "İran'daki Mollalar rejimi de yıllardır otonomi isteyen Kürtlere karışı amansız bir savaş yürütüyor. Türkiye'de ise son 15 yılda dört bin dolayında köy ve onlarca kasaba Türk ordusu tarafından yakılıp yıkıldı, 4 milyon Kürt yerinden yurdundan sürüldü. "Kürt aydınları ve yurtseverleri için can güvenliği yoktur. Son 15 yılda binlercesi sokak ortasında kurşunlandı, evlerinden alınıp götürülerek yok edildi. "Cezaevleri binlerce Kürt yurtseveriyle dolu.
Tirkî êrîşî Başûrê Kurdistanê kir
Balafirên Hêzên Hewayî yên Tirkiyê, di 15 tebaxê de, gundiyên Kurd ên ku ji bo heywanxwedîkirinê derketibûn zozanan bombebaran kirin û di encama vê êrîşê de 38 kes mirin û bi dehan însan jî birîndar bûn. Di operasyona ku bi mahneya taqîba çekdarên PKK-ê pêkhatibû de piraniya kesên ku hatine kuştin yên siwîl; Jin, pîr kal û zarok bûne. Li ser vê bûyerê Serdariya Giştî ya Tirkiyê bêdeng ma, lê Wezareta Karêderve ya Tirkiyê bûyer qebûl kir. Cîgirê Berdevkê Wezareta Karêderve yê Tirkiyê Huseyîn Dîrîoz got ew ê saxîtiya ku di operasyonê de siwîl jî mirine bikin. Dîrîoz, di daxwiyaniya xwe de got, "Rast e, em carcaran operasyonan li 'Bakurê Iraqê-Başûrê Kurdisatê-' pêk tînin. "Di van operasyonan de ji bo ku kesên siwîl zirarê nebînin tedbîrên pêdivî tên stendin. Karbidestên PDK-ê radighênin ku bûyer li sêgoşeya sînorê Tirkî,Îran û Iraqê, li Lolan-Kendakor pêk hatiye. PDK li gel ku nûçeyê dispêre jêderên herêmî daxwiyaniyeke resmî jî kir û tê de got; "Tirkiye di operasyonên ku bi mahneya li dijî PKK-ê pêk têne de, mixabin siwîlan ji xwe re dike hedef." Rejima Bexdayê jî cara ewil e ku êrîşeke wiha bi tundî protesto dike û dibêje em ê heqê xwe yê bersivdanê bikar bînin. Lê xwiya ye Rejima ku ji aliyekî ve dixwaze têkiliyên xwe bi Tirkiyê re xweş bike, ji aliyê din de dixwaze qedexeya herêma nefirînê ya bakurê paralela 36 kun bike û êrîşên xwe yên li herêmê di qada navnetewî de meşrû bike. Ji aliyê din ve Partiya Sosyalîst a Kurdistanê, Partiya Demokrat a Kurdistanê (Îran) û Yekîtiya Komelên Kurdistanê KOMKAR jî ev êrîşa Tirkiyê şermezar kirin.
Kürt basınına karşı sürdürülen baskılara tepki 'Dayanışma ve işbirliği şart'
Gazetemizin Genel Yayın Yönetmeni tarafından yapılan çağrıya Pine, Azadiya Welat, Komal ve Rızgari temsilcileri imza koymadı. Yargıtay 9. Ceza Dairesi tarafından verilen 15 günlük kapatma cezasına ilişkin Kürt yayınevleri, dergi ve gazetelerine çağrı yapan gazetemiz, Kürt basını ve dili üzerindeki baskılara dikkat çekerek, kurumları biraraya gelmeye ve ortak bir platform oluşturmaya çağırdı. Gazetemize verilen 15 günlük kapatma cezası üzerine yapılan çağrıya, Pine, Azadiya Welat, Komal, Rızgari dergi ve gazete temsilcileri katılmazken, Doz Yayınları tarafından çıkarılan Serbesti, Avesta, Nubihar, Roja teze, Deng ve War dergi temsilcileri biraraya geldiler. Yapılan tartışma ve görüşmelerde rejimin Kürt diline ve kültürüne karşı olduğu, Kürt basınını susturmak amacıyla sistemli bir program yürüttüğü görüşü kabul görmesine rağmen, sonuçta hazırlanan ortak metne Doz yayınları sahibi Ahmet Zeki Okçuoğlu, Deng ve Nubihar dergisi ile gazetemizin temsilcileri imza attılar.
© 2000 Rojateze
Çapa Duwemin derket
Navnişan Tarlabaşı Cad. No: 232/4. Beyoğlu-İstanbul
Tel: 0.212-2353862 Fax: 0.212-2355382