21.07.2000
Daha fazla vakit kaybedilmemeli!
Kırklareli Cezaevi'nde 4 tutuklunun başlattığı açlık grevi 67. gününde. Tutuklular ölüm sınırına yaklaşırken, çocukları için eylem yapmak isteyen analara ise, polis saldırdı. Türkiye cezaevleri yeni ölümlere mekan olmayı sürdürüyor. Kötü koşullarda yaşamaya mecbur bırakılan tutuklular ise, daha iyi yaşam koşulları için ölümü göze aldılar. Kırklareli Cezaevi'nde tutuklu bulunan Selçuk Güngör, R. Şevket Yılmaz, Fikret Eski ve Turan Obay adlı tutuklular 67 gündür açlık grevindeler. 11 kişilik heyet, 18 Temmuz günü gittikleri Kırklareli'nde, açlık grevindeki tutuklularla,Cumhuriyet Başsavcısı Erdem Karayılmaz ve Cezaevi Müdürü VahapYıldırım ile görüştü. İstanbul Barosu, İHD İstanbul Şubesi, ÇHD İstanbul Şubesi, DBP, EMEP, HADEP, ÖDP ve SİP temsilcilerinden oluşan heyet 19 Temmuz günü Sultanahmet Adliyesi önünde bir açıklama yaptı. Çocuklarının durumunu duyurmak için Galatasaray Lisesi önünde bir açıklama yapmak isteyen analara saldıran polis 20 kişiyi gözaltına aldı. Dört tutuklunun itirafçılığa zorlandığını belirten heyet, tutukluların kabul etmemesi üzerine cezaevi idaresinin baskıyı arttırdığına dikkat çekti. İtirafçı ve tutuklulara tanınan sınırlı hakların, Güngör, Yılmaz, Eski ve Obay'a tanınmadığını belirten heyet sözcüsü İstanbul Barosu Cezaevi Çalışma Grubu üyesi Av. Kemal Aytaç, "Her dört tutukluda da açlık grevine bağlı aşırı halsizlik, yaygın kas ağrıları, baş dönmesi, ışığa ve sese aşırı duyarlılık, kulak çınlaması, konsantrasyon bozukluğu, uyanıklık kusuru, halisünasyonlar ve midede kramp şeklinde ağrılar, aşırı kilo kaybı, idrar yaparken yanma bulunmaktadır. Ayrıca Selçuk Güngör'ün durumunun diğerlerine göre daha ağır olduğu, sol kolunu kullanamadığı gözlenmiştir" dedi.
Li ser riya YE-yê pirsa Kurdî û Qibrisê ye
Hefta borî komîserê ji berfirehkirina YE-yê berpirs Gunter Verheugen ji bo seredaneke girêdayî endamtiya Tirkiyê ya Yekîtiya Ewrûpayê (YE) hate Enqerê. Ev seredan ji bo amadekirina nexşeya riya endamtiya Tirkiyê ya YE-yê bû. Verheugen di hevdîtinên xwe yên bi Serokwezîrê Tirkiyê Bulent Ecevît û bi karbidestên Wezareta Karêderve yê Tirkiyê re li gel demokratîzebûna Tirkiyê û mafên mirovî pirsa Kurdî û ya Qibrisê jî veke hergav hate rojevê û dîsa welweleya nijadperestan dest pê kir.Serokwezîr Bulent Ecevît di komcivîna xwe ya çapemeniyê de dibêje ku min bi Verheugen re li ser pirsa Kurdî xeber nedaye, lê li ser pirsên rojnamevanan jî wiha dibêje: "Di pêşniyariyên Verheugen de televîzyona bi Kurdî û perwerdeya bi Kurdî jî hebû, lê di hevdîtinên me de ev pirs nehat rojevê. Li ortê tu belge melge tunene, Verheugen ji bo dan û stendina fikrî hatibû, wek mingot di nav pêşniyariyên wî de televîzyon û perwerdeya bi Kurdî hebû, lê di hevdîtina me de ev pirs qet nehate rojevê.
Kürt halkının dostlarından PKK Başkanlık Konseyi'ne çağrı: 'Tutuklu gerillaları serbest bırakın'
Demokrasi, insan hakları ve Kürt sorununun barışçıl çözümü için yaptıkları çalışmalar ile kamuoyunda "Kürt halkının dostları" olarak bilinen Tilman Zülch, Claudia Roth, Ulla Jelpke, Rudiger Lötzer ve Andreas Buro ayrı ayrı yaptıkları açıklamalarda, PKK'den iç sorunlarını barışçıl biçimde çözmesini ve tutuklu gerillaları hemen serbest bırakmasını istediler. Uluslararası Baskı Altındaki Halklar Topluluğu (GfbV) açıklamasında, "Eğer tutsaklar öldürülmüş iseler, biz Öcalan'ın avukatlarını ve PKK yetkililerini ölüm kararının iletilmesindeki sorumlulukları nedeniyle cinayete yardımcı olmaktan sorumlu tutacağız" denildi. Çalışmalarını Federal Almanya'da yürüten Uluslararası Baskı Altındaki Halklar Topluluğu Başkanı Tilman Zülch konu ile ilgili olarak yaptığı açıklamada, PKK yöneticilerine çağrıda bulunarak, Irak'ta rehin tuttukları gerillaların hemen serbest bırakılması için çaba göstermelerini istedi. Tilman'ın açıklamasında şu görüşlere yer verildi: "Uluslararası Baskı Altındaki Halklar Topluluğu (GfbV) adına sizden ivedi bir biçimde, adamlarınız tarafından 19 Mayıs tarihinde Kuzey Irak'taki otonom Kürt bölgesinde tutuklanan ve aldığımız bilgilere göre hala tutuklu bulunan eski 28 PKK savaşçısının hemen serbest bırakılmasını istiyoruz." PKK'dan ayrılan ve KDP ile YNK'nin hakimiyetindeki bölgelere gelmek isteyen 60 kişilik grubun bir bölümü olduğu ve geri kalanların ise YNK bölgesindeki dağlarda gizlendikleri dile getirilen açıklamada, bu kişilerin YNK lideri Celal Talabani'nin güvencesi altında bulunmadıkları sürece yaşamlarından endişe edileceğine vurgu yapılarak, şu görüşlere yer veriliyor: "Herşeyden önce PKK lideri Abdullah Öcalan'ın İmralı Adası'nda avukatlarıyla yaptığı görüşmede rehineleri 'hain' olarak nitelemesinden (PKK Parti organı Serxwebun'unTemmuz 2000 tarihli 222. sayısı) ötürü tutukluların yaşamından endişe duymaktayız. Partinizin ifadesiyle onlara yönelik 'en sert önlemler' aynı zamanda ölüm cezası anlamına gelmektedir." "... Avrupa'da, 29 Haziran 1999 tarihinde ölüm cezasına çarptırılan lideriniz Öcalan'ın ölüm cezasının uygulanmaması için çaba harcayan çok sayıda kuruluş ve şahsiyetler bulunmaktadır.
© 2000 Rojateze
Çapa Duwemin derket
Navnişan Tarlabaşı Cad. No: 232/4. Beyoğlu-İstanbul
Tel: 0.212-2353862 Fax: 0.212-2355382