Yavuz Sultan Selim Devri Kürdistan Eyaletleri Kanunnameleri (Her hafta bir belge)

İlhami Yazgan

13- ARABGİR SANCAĞI KANUNNAMESİ
1515'de Osmanlılara katıldıktan sonra Diyarbekir Eyaletinin sancakları arasında kabul edilen Arabgir'in sancakbeyi de İskender Bey valed-i Yularkısdı'dır. 1518 yılında tahrirde sancak beyinin İskender Bey olduğunu görüyoruz. Daha sonra ise, Elvend Bey getirilmiştir. Bizans kaynaklarında Arabrakes ve İslam kaynaklarında ise Arabkir yahut Arabker olarak geçen bu liva, Kanuni zamanında Diyarbakır Diyarbakır Eyaletinden ayrılmıştır. 1518' de Beğlerbeği Bıyıklı Mehmet Paşa ve Amid Kadısı Mevlana Ubuydullah Çelebi nezaretinde yapılan tahrir neticesinde, Arabgir'in, Sinser ve Poşları ile birlikte bir kaza merkezi kabul edildiği ve Arapkir Kadılığının günlük 40 akçe ile tesis olmuştur. "Yasaha.- Liva Arabgir" ünvanını tasıyan Arabgir Kanunnamesinin, bizatihi yerli beylerin nezaretinde ve Uzun Hasan kanunları esas alınarak hazırlandığını, kanunnamenin başında kayıtlardan anlaşılıyor. Muhteva itibarıyle Amid Kanunnamesinden farklı olmayan bu Kanunnamenin tek orijinal nüshası Başbakanlık Osmanlı Arşivi Tapu Tahrir Defterinde 64 (840), sayfa 671-672'de bulunmaktadır

DEFTERİ YASAH-İ LİV-İ ARABGİR TEFŞÎL-İ KANUNANME-İ LİV-İ ARABGİR BER MÛCEB-İ KANUN-KADÎM AN ÜMER-İ HOD
1- Evvel kurâda vaki'olan re'âyadan anın kim, çifti olup dahi bir çiflik zemin işlemeğe kâdir ola, anlardan her çift başına yiğirmi dört Osman akçesi resm-i çift alınır imiş ki, alınmasınun mevsimi evvel-i bahâr newrûzda imiş. Gerü evvel üzere mukarrer kılındı. 2- Ve şıhnelik deyü her müdd-i Arabgir'de, dört İstanbul kilisesi dir, bir çaryek-i Arabgirî alınır imiş ki, hesâpta otuz ikide bir dişer. Bunun dahi alınmasının mevsimi harman vaktindedir. Gerü evvel üzere kayboldu. 3- Ve iki müdd-i Arabgîrî galle alınduğı yerde bir harar saman dahi alınur imiş, ol ref' olundu. 4- Ve harman çağında düstûrcek derler imiş, â'lâca olan kurâdan ikişer baş koyun ve daha aşağarlak kurâdan bir koyun alınur imiş. 5- Ve bağlarından dahi bağ harâcı deyü nakit akçeye kesip beşte bir hesâbı üzere alınur imiş. Bunun alınmasının mevsimi şira ve üzüm vaktindedir. 6- Ve âdet-i ağnâm her koyun başına bir Osman akçesi resim alınur imiş. Ferü evvel üzere mukarrer kılındı. Bunun dahi alınmasının mevsimi evvel.-i bahar newrûzdadır, ol vakit alalar. 7- Ve resm-i âsiyâb yıl tamam dönen âsiyâbdan on altı Arabgîr kilesi galle alınur imiş ki, sekiz İstanbul kilesi olur; nısfı buğday ve nısfı arpa imiş. 8- Ve Erâmine tâifesinden dahi her neferden üçer gün ırgatlık alınır imiş. İşledirler imiş. Bunun dahi alınmasının mevsimi nısfı bahar ekin vaktinde ve nısfı dahi ortak vaktindedir 9- Ve her petekten bir nüg-i Arapgirî bal alınır imiş, balı olan yerden. 10- Ve resm- mevâsî her inek başına üçer Osmanî akçesi alınur imiş. Bunun dahi alınmasınun mevsimi newrûzdadır. Ammâ bazı kurâ dahi var imiş ki, vere-gelmişler, anlar dahi müfredât-ı defterde mukayyeddir. 11- Ve şehirde olan çulha tâifesinden dahi herbirinden yılda yiğirmi dörder Osman akçesi alırlar imiş. Ammâ kurâdan alınmaz imiş. Bunun dahi alınmasının mevsimi newrûzda imiş. 12- Bu zirkolan husûslar külliyen gerü olduğu üzere mukarer kılındı. 13- Ve bayramcek deyü şehirde olan kefere hânelerinden birer tavuk alınur imiş. Ol husûs dahi ref' oldı. 14- Ve vilâyetde dört beş pâre kurâ vardır ki, zirâ'atlerinden nısıf verürler imiş. Ve resm-i çift alınmaz imiş. Ve tohum ve saban demirin beğlik cânibinden verürlerimiş. Ve koyun hakkı ve bağ hakkı dahi vermezler imiş. Bu zirkolan kurâ ahâlîsinin zirâ'atleri dahi sâir re'âyâ gibi hums üzere olup ve rüsûmları dahi anlar gibi kaydoldu. Gayrılar neverürlerisi, bunlar dahi ol destûr vereler. Defter-i cedîde evvel üzere kaydoldu. Ve besâtînden bu burçaktan yedide bir alına. 15- Ve bâc ve tamga husûsa dahi, ipek yükü olandan her yük başına ikişer Şamî Eşrefî alınır imiş ki, kıyamette kırkar akçeden seksen Osmanî akçe olur. Ve ketân yükünden ve ana nisbet yükden yiğirmişler akçe bâc alınır imiş. Ve sabundan ve pende yükünden geçip gitse her yükden üçer Osman akçesi alınur imiş. Ve ger satılsa ikişer nügi penbe ve ger sabundur alınır imiş. 16- Ve şehirde davar bağazlansa, her koyun başına üçer akçe tamga alınur imiş. 17- Ve şehirde olan papuççu ve başmakçı işlemek içün eküb kestikleri gönden her gön başına bir geyim gön alırlar imiş ki, kıymette üç Osmanî akçe olur imiş. 18- Ve şehirde olan âşhâneleri dahi amelde imiş. Ol husu ref' oldu. 19- Ve resm-i arûsiyye her te'ehhül eden kimesnelerden birer koyun alınır imiş. 20- Bu husûslar ki, taktir olundu, ref' olandan gayrı ber karar-ı sabık mukarrer kılınıp defter-i cedîde hâsıl bağlandı.