03.11.2000

Herkes af çıksın diyor ama!..
Hükümet ortakları, anamuhalefet partileri de dahil herkes af çıkmalı diyor. Ancak hiç bir somut düzenlemeye gidilmiyor. Ya azgın katiller, işkenceciler, uyuşturucu tacirleri, çeteler, banka boşaltanlar, halkı soyup soğana çevirenler serbest kalacak, ya da bildiri dağıttığı, duvarlara slogan yazdıkları için onlarca yıla mahkum edilmiş gençler içerde kalacak.

Yaklaşık iki yıldır sürümcemede olan, son olarak Şeker Bayramı'na yetiştirileceği sözü verilen af konusunda hükümet ve Meclis'in önünde tartışılan üç temel seçenek var. Ancak her seçenek yaratacağı sonuçlar açısından yeni sorunlar doğuracak nitelikte. İlk seçenek veto edilen yasanın, gerekçeler ışığında çok az bir değişiklikle yeniden çıkarılması. Bu durum cezaevlerini rahatlatmaya yetmeyecek; halen toplam sayıları 72 bin 500 olan tutuklu ve hükümlülerden yaklaşık 30 bini tahliye olabilecek. 10 bin terör suçlusu(!) olmak üzere 40 bine yakın tutuklu özgürlük umutlarını ertelemek zorunda kalacak. Bu tercihin kullanılması halinde, MHP'nin TİP'li yedi genci öldürmekten yedi kez idama çarptırılan ülkücü Haluk Kırcı'nın da affedilmesi şartı nedeniyle pazarlıklar yaşanacak. Bu seçenek, 312'den ceza alan ve aralarında eski RP lideri Erbakan'ın da bulunduğu düşünce suçlularıyla devlete karşı işlenen suçlardan tutukluların kapsamdışı bıraktığından yine eksik kalacak.

PSK Genel Sekreteri Kemal Burkay:

'Af, barış ve demokratikleşme birbirine bağlı'

PSK Genel Sekreteri Kemal Burkay, af tartışmalarının yeniden yoğunlaşması üzerine bir basın açıklaması yaptı. Burkay, çıkartılması düşünülen af yasasıyla katillerin, uyuşturucu tacirlerinin, çeteler ve soyguncuların serbest bırakılacağını, hak ve özgürlük isteyenlerle zülme karşı çıkanların içerde kalacaklarını söyledi. Türk devleti ve hükümetinin idam cezasına çarptırılan Öcalan'ı elinde bir rehin olarak tuttuğunu, idamı bir şantaj unsuru olarak kullanıp istediklerini ona dikte ettirdiğini dile getiren Burkay, bu çirkin duruma son verilmesini ve idam cezasının biran önce kaldırılmasını istedi. PSK Genel Sekreteri Kemal Burkay'ın 31 Ekim tarihli basın açıklamasında şu görüşlere yer verildi: "Bir yıl sonra af konusu yeniden gündemin ön sıralarında. Geçen yıl, tasarı parlamentodan geçmesine rağmen yasal süreç tamamlanamamış, kamuoyunun gösterdiği yoğun tepkiler sonucu Çankaya'dan geri dönmüştü. Tepkilerin nedeni, işkencecilere, katillere, vurguncu ve çetelere af çıkarılırken politik tutukluların ve 'düşünce suçluları'nın dışında bırakılmasıydı. Oysa, amaç toplumsal barışa hizmet ve gerilimi düşürmekse, af asıl bu sonuncular için gerekli. Bu kez durum değişecek mi? Öyle görünüyor ki hayır. Siyasi suçlardan mahkum olanların ve 'düşünce suçluları'nın affı koalisyon partilerinin umurunda değil.

İnsan Hakları Koordinatör Üst Kurulu:
'Türkiye'nin tutarlı insan hakları politikası yok'

İnsan Hakları Koordinatör Üst Kurulu toplantısı, Diyarbakır'da büyük bir katılımla gerçekleşti. 29 Ekim tarihinde Devlet Bakanı Kazım Rüştü Yücelen başkanlığında gerçekleşen toplantıya, Başbakanlık, Adalet Çalışma ve Sosyal Güvenlik, Milli Eğitim, İçişleri ve Dışişleri Bakanlıkları'ndan müsteşar ve müsteşar yardımcıları konuşmacı olarak katılırken, bölgede yer alan 10 ilin valisi, emniyet müdürleri, belediye başkanları, bölge milletvekilleri, siyasi parti ve sivil toplum örgütleri temsilcilerinden oluşan 270 kişi katıldı. Açılış konuşmasının ardından basına kapalı devam eden toplantı, akşam geç saatlerde sona erdi. Toplantı sonucunda açıklanan sonuç bildirgesinde, bölgedeki sorunların giderilmesi için 15 maddelik bir dizi öneri sıralandı. Toplantının açılış konuşmasını yapan insan haklarından sorumlu Devlet Bakanı Kazım Rüştü Yücelen, farklılıkların saygı göstererek korunması gerektiğinin altını çizerek, "Farklılığımızdan korkmadan, korkutmadan, bunu bir kültür zenginliği olarak kabul ederek yola devam etmemiz gerekmektedir" diye konuştu. Hedeflerinin, 2001 yılı sonunda insan hakları ihlallerinin olmadığı bir ülke olduğunu belirten Yücelen, "Burada herkesin ortak iradesi var. Türkiye'deki insan hakları ihlalleri, dünya ortalamasının altına indirilmelidir" dedi. Toplantıdan sonra sonuç bildirgesini katılımcılara ve basın mensuplarına açıklayan İnsan Haklarından sorumlu Devlet Bakanı Kazım Rüştü Yücelen, insan hakları ihlallerinden, ekonomiden, Kürtçe eğitime, hak ve özgürlüklere kadar birçok konu hakkında görüş belirtildiğini ifade etti.

Demokrasi ve Kürt Sorununun Çözüm Girişimi:
'Çözümsüzlüğe karşı ortak bir duruş'

Demokrasi ve Kürt Sorununun Çözüm Girişimi Yürütme Kurulu, son çalışmalarını değerlendirmek için 29 Ekim günü DBP genel merkezinde biraraya geldi. Yürütme Kurulu, ilerki günlerde düzenlemeyi planladığı bölge toplantılarında ve dışa açık çalışmalarda ortak bir anlayış yaratmak için, demokrasi sorunu, Kürt sorunu ve toplumsal haklar konularında komisyon üyelerinden gelen görüşler ışığında bir değerlendime yaparak ortak bir metin hazırladı. Girişime ilişkin bilgilerin yer aldığı metinde, Kürt halkına dayatılan Demokratik Cumhuriyet Projesi ve devletin geleneksel politikaları karşısında halkın çıkarlarını, yasal ve demokratik yollarla savunma amacı ile Kürt aydın, siyasetçi ve siyasal gruplarının biraraya gelmesi sonucu oluşturulduğu hatırlatıldı. Girişimin amacına ilişkin özetle şu bilgilere yer verildi: "Kürt toplumunun farklı toplumsal kesimlerini biraraya getirerek Kürt halkına dayatılmak istenen çözümsüzlüğe karşı ortak bir duruş sergilemekdir. Bu ortak duruşun nihai amacı, programının merkezine Kürt sorununun çözümünü koyan bir siyasal hareket yaratmaktır."

Li Enqera tirsa pirsa Kurdî
Ji bo endamtiya Tirkiyê ya Yekîtiya Ewrûpa her ku roja îlankirina Belgeya Beşdariyê ya Şirikantiyê nêzîk dibe tirsa dilê Enqera zêde dibe û dixwaze pêvajoya endamtiyê dirêjtir bike.

Ji bo endamtiya Yekîtiya Ewrûpa (YE) ya Tirkiyê roja îlankirina Belgeya Beşdariyê ya Şirîkantiyê (BBŞ) 8-ê çiriya paşîn e. Herçend ku munaqeşeyên li ser vê belgeyê hîn berdewam in û roja dawîn jî mumkun e ku hin guherankarî tê bibin jî, îhtîmala cîhgirtina 'Çareseriya siyasî ya pirsa Kurdî' Enqera ditirsîne û dibe sebebê ku dev ji fikra ku wê di hindir salekê de ji bo endamtiya temamî dest bi muzakereyan bikin berde û vê pêvajoyê dirêjtir bike.Her ku diçe naveroka belgeyê diyar dibe. Li gor ku çapemenî radighêne di vê belgeyê de wê pirsên di navbera Tirkiye û Yunanîstanê de, bi taybetî jî pirsa Qibrisê, rakirina cezayê îdamê, çareseriya pirsa Kurdî bi awayekî siyasî û hete bighê tevkujiya Ermeniyan bi awayekî vekirî cîh bigrin. Pirsa Kurdî ya ku herdem tirsa dilê Enqera ye û ew jî her înkar dike bi vî awayî di raporê de cîh digre: "Divê mafên siyasî yên Kurdan bên dayin û hukûmeta Tirkiyê li gor berfirehkirina mafên mirovî polîtîkayên xwe nûbike. Di vê çarçoveyê de, em hêvî dikin ku Tirkiye ji bo hevwelatiyên xwe yên Kurd jî li ser esasê rêzgirtina yekîtiya axa Tirkiyê çareseriyeke siyasî bibîne."

© 2000 Rojateze

blank
BAŞLIKLAR
Cangıl Düzeni
Bayram Bozy
Bektaşî û kera
La Fontaîne
Ferhad Can
Yusuf Ziya
Kemal Burkay
M. Kara
Mahmût Kilinç

Weşanên Nû
Yeni Yayınlar

Navnişan
Adres

Tarlabaşı Cad.
No: 232/4.
Beyoğlu-İstanbul

Tel: 0.212-2353862
Fax: 0.212-2355382