Dengê Kürdistan sitesinde Hewlêr’de öldürülen gazeteci Bêgerd Husen’in boşandığı eşi tarafından öldürüldüğünü okuyunca, bir kadının canına kast edilmesinin burukluğunu yine yaşadım, öfkelendim ve kendime “bu sen de olabilirdin“ dedim. Namus ya da töre cinayeti! Adı ne olursa olsun bu köhne anlayışın namlusundan çıkan mermi sadece tek bir adres biliyor: O da kadın.
Gazeteci Bêgerd’in, 18 Nisan gecesi, boşandığı eşi tarafından bıçaklanarak öldürülmesinin nedeni, savaş sonucu yaşanan travmaların yol açtığı bir davranış bozukluğu mu, yoksa başka sosyal veya ekonomik nedenler mi var, bilemiyorum. Bu konunun bilimsel açıklamasını konunun uzmanlarına, ciddi konu bulma sıkıntısı çeken yazar ve gazetecilere bırakmak en doğrusu.
Bir Kürt kadını olarak, Kürt toplumunun bu cinayetler karşısında sessiz kalmaması, çuvaldızı kendimize batırmamız gerektiğine inanıyorum. Güney Kürdistan’ı az buçuk tanıyan biri olarak, Bêgerd gibi aydın kadınların yaşadıkları sıkıntılara yabancı değilim. İnsan hakları konusunda Güney Kürdistanı bir çok komşu ülkelerle kıyaslamak, haksızlık olur. Ama yine de Bêgerd Husen cinayetinin Kürt gazeteciliğinin 110. yıldönümüne rastlaması, aynı zamanda demokrasi ve değişim güçlerine vurulmuş bir darbedir.
Dünyada kadın ve çocukların can güvenliğini yüzde yüz koruyan bir ülke olduğunu duymadım. Ne var ki Avrupa ve birçok gelişmiş ülkede, şiddet uygulayanların yanına yaptıkları kar kalmıyor. Kadınları koruyan yasalar bir takım aksaklıklara rağmen uygulanıyor ve en önemlisi devlet şiddeti yok.
Çalışanların ekonomik hakları için mücadele veren bir sendika üyesi ve aktif çalışanı olarak söyleyebilirim ki, Avrupa’da, birçok iş kolunda erkek iş gücüne ödenen ücret ile kadınların iş gücüne verilen ücret arasında eşitsizlik var. Kısacası, hayatın her alanında erkek egemen düşüncesi ve uygulamalarına rastlamak mümkün.
Kadına yönelik şiddet sorunun çözümünü sadece devlete havale etmek korkaklık ve büyük bir sorumsuzluktur.
Şiddet bana göre erkeklerin anlına çalınmış kara bir lekedir. Bu lekeyi silmek de erkeklerin görevidir.
Unutmayalım şiddet çaresizliğin ve korkaklığın belirtisidir!