Avustralyalı biri karısını timsahın elinden kurtarmış. Karısını bir timsahın kaptığını gören adam, suya atlayıp timsahın sırtına binmiş. Neye uğradığını şaşıran hayvan, kadını bıraktığı gibi kaçmış. Kadının baldırında yalnızca bazı diş izleri kalmış ve yarası ağır değilmiş...
Şimdi herkes bu adamın kahramanlığını konuşuyor.
Biz de cesareti ve becerisi yüzünden bu adama “helal olsun!” diyoruz. Besbelli karısını çok seviyormuş. Ama, cesaret ve beceri bir yana, pek çok erkeğin aynı şekilde davranacağını da sanmıyoruz. Bazıları böyle bir durumda karısının ve timsahın peşine düşmeyebileceği gibi, kaynanasını da üstte sunabilir...


Aysun Kayacı’nın oyu ve aklı
Aynı zamanda bir TV’de, diğer bazı ünlü kandınlarla birlikte program da yapan Aysun Kayacı adlı manken, geçende söylediği bir sözle ortalığı karıştırdı.
“Benim oyumla bir çobanın oyu hiç bir olabilir mi?” dedi.
Belli ki Aysun Hanım, Çoban’a göre daha fazla oya sahip olmak istiyor. Belki bire karşı iki, belki üç, belki de daha fazla.
Peki neden? Vatandaş Aysun’la vatandaş Çoban’ın farkı nedir ki?
Aysun Hanım güzel bir kadın, bir manken... Peki çobanın yakışıklı olmayacağı ne malum? Öyle çobanlar var ki Marlon Brando’yu gölgede bırakır...
Başka? Aysun hanım dağdaki çobana göre zengin...
İyi ama, işi zenginlik yoksulluk miyarına vurursak, Koç’la Sabancı gibilere de binlerce oy hakkı tanımak gerekmez mi?
Ha bir de bilgi ve akıl var... Bu güzel hatunun bilgisi konusunda fikrim yok; ama çobandan daha akıllı olduğunun garantisi ne?
Güzellik ve akıl üzerine ünlü bir fıkra geldi aklımıza:
Ünlü Fransız filozofu Voltaire, malum, akıllı ve bilgili bir adamdı. Bir toplantıda onu dinleyen ve kendisine hayran olan güzel bir kadın, ayağa kalkarak onca kişinin arasında ona evlenme teklif eder ve şöyle der:
“İkimizin çocuğu benim kadar güzel ve senin kadar akıllı olursa, harika bir şey olur.”
Voltaire bir an düşünüp şöyle cevap verir:
“İyi ama, hanımefendi, ya çocuk benim kadar güzel ve senin kadar akıllı olursa?..”
Şunu da ekleyelim: Voltaire oldukça çirkin bir adammış...
Konumuza dönersek, Aysun Hanım’ın aklı da eğer yukardaki fıkrada sözü edilen hanımınki kadarsa, acaba oy eşitliği nedeniyle gadre uğrayan o mudur, çoban mıdır? Bunu da düşünmek lazım...
General kime selam veriyor?
Birlik bir ormanda yaya olarak ilerliyordu. Birliğe komuta eden general ikide bir sağa sola, sanki görünmez birilerine selam çakıyordu.
Yanındaki askerler buna bir anlam veremediler. Biri diğerine sordu:
“Bizim general kime selam veriyor, allah aşkına? Ortada ne selam veren var, ne alan...”
Öteki cevap verdi:
“İyi bak, meşe ağaçlarına selam veriyor!”
Ormanda, çam ve kayın ağaçlarının yanı sıra, iri meşe kütükleri de vardı...
Eşcinsellik İslamda caizmiş...
Endonezya’da toplanan Dinler ve Barış Konferansı”nda, “eşcinsellik İslamda caizdir” fetvası çıkmış.
Dr. Siti Musdah Mulia, Kuran’daki Hucurat Suresi’ni esas alarak eşcinselliğin Allah’tan geldiğini söylemiş...
İran, Suudi Arabistan mollaları ve dahi Türkiye Diyanet İşleri Teşkilatı bu işe ne der, bilmiyorum. Öte yandan, madem İslam bu kadar hoşgörülü bir din, hatta eşcinsellik bile “Allahtan geliyor” ise, normal cinsellik neden İslam’da caiz değil? Kadın erkek ilişkilerinin İslam ülkelerindeki durumu ortada. Bazı İslam ülkelerinde kadınla erkeğin sokakta ya da parkta el ele tutuşması bile yasak.
Kurala uymayan bazı cinsellik durumlarında ise kırbaç cezaları ile recm olayı malum...
Yoksa bu da cinzel mazoşizmin özgürce bir tezahürü mü?..
Baykal Allerjisi
Gazeteler yazdı: Baykal allerji olmuş.
Bu da bir şey mi? Nerdeyse koca bir ülke Baykal’a allerji olmuş durumda...