Mesut TEK

Sivil toplum kuruluşları herkese lazım ...

Yılmaz ÇAMLIBEL

Oh be! Dünya varmış ...

M.Emin BOZARSLAN

“SALIXNAV”, NE “RENGDÊR” II ...

Ali Haydar KOÇ

Son Osmanlı Anayasası-1921 ve Kürtlerin tavrı-II ...

Kemal BURKAY

Kim kime karşı, kim kime rakip? 1. bölüm ...

SAL / YIL

SAL / YIL           : 11
HEJMAR / SAYI : 361
TARÎX / TARiH   :
27.08.2010

      
 

 

  Arşiv    Bize ulaşın

  Üyelik      
Anasayfa  

   Röportaj      Haber      Nûçe      Dökumanter      Dema Nû (Pdf)      Kültür/Çand      Roja Teze Arşivi      Deng Arşivi      Güncel Haberler  

 
Anasayfaya dön Tüm yazarlar   
  Mesut TEK
20.7..12.0 10: 1:4:

“Kürtler ne istiyor?”

Son dönemde yaşanan çatışmalar, Kürt sorunu ve PKK’yi yeniden siyasi gündemin ilk maddesi haline getirdi.

Konu Türk medyasında yoğun bir biçimde tartışılıyor.

Köşe yazarlarının hemen hepsi konuya ilişkin kalem oynatıyorlar.

Her gün birkaç televizyon ekranında Kürt sorununa ilişkin programlar yayınlanıyor.

Kuşkusuz bu durum ilk kez yaşanmıyor.

Daha önce de, çatışmalar arttığında Kürt sorunu ve PKK’ye ilişkin makaleler kaleme alınıyor, röportajlar yapılıyor, araştırmalar yayınlanıyordu.

Şimdi de öyle.

Artık kanıksadık.

Ama bu kez bazı “siyasi geyikler” yapılsa da durum farklı.

Barış isteyenlerin sesi şimdi daha gür çıkıyor.

“Üçüncü ses” devlete ve PKK’nin politikalarına yönelik itirazlarını bu kez daha yüksek sesle dile getiriyor.

Ki, doğrusu bu durum, çatışmaların durdurulması noktasında belirli bir iyimserliğe yol açıyor.

“PKK sebeb mi, sonuç mu”, “şiddet olayları devam ederken demokrasi olur mu” ve benzeri siyasi geyiklerin en hoşu, hiç kuşkusuz “Kürtler ne istiyor” üzerine yapılıyor.

Son tartışmalarda da “Kürtler ne istiyorlar” sorusu sık sık soruluyor.

Ne ilginçtir ki bu soruyu soranlar arasında iyi niyetinden şüphe edilmeyecek kişiler de bulunuyor.

Başka yerlerde ve zamanlarda toplumsal farklılıkları ve farklı kesimlerin taleplerini zenginlik olarak görenler, Kürtlerden tek renge bürünmelerini bekliyorlar.

Bunca yazılıp çizildikten sonra, “Kürtler ne istiyor” sorusuna cevap vermek, bu anlamda “siyasi geyiğe” katılmak ne kadar doğru olur, bilmiyorum.

Ama  bilinen şeyleri tekrarlamanın da “sürüye herhangi bir zararı yoktur” diye düşünüyorum.

Her şeyden önce bilinmelidir ki Kürtler tek renk ve tek ses değiller.

Tüm toplumlar gibi Kürt toplumu da farklı farklı çıkarları ve hedefleri olan sınıf, grup ve katmanlardan oluşuyor.

Doğaldır ki çıkar ve talepleri aynı olmayan kesimlerin çözüm önerileri de farklılık gösteriyor.

Kürt toplumunda, sorunun çözümü için federasyonu önerenler olduğu gibi, bağımsız ve ayrı bir devleti çözüm için gerekli gören kesimler de bulunuyor.

Bağımsız ve birleşik Kürdistan hedefi ile yola çıkan ama “demokratik özerklikte karar kılanlar da var.

Tüm bunlar doğal.

Doğal olmayan bugüne kadar Kürtlerin ne istediğini bilmemek ya da bilmezlikten gelmek; bu bilgisizliğini çözümün önüne engel olarak koymaktır.

Çünkü “Kürtler ne istiyorlar bilmiyoruz ki” geyiği, sorunun çözümsüz kalmasını istemekle eşanlamlıdır.

Kürtler bugüne kadar değişik vesilelerle bazen birlikte bazen da tek tek ne istediklerini kamuoyu ile paylaştılar, hükümete ilettiler.

En geniş ifade ile, Kürtlerin ezici çoğunluğu barış, özgürlük, demokrasi ve eşitlik istiyor.

Ulusal kimliklerinin tanınması ve anayasal güvence altına alınması, Kürtlerin talepleri arasında bulunuyor; ne bir eksik ne bir fazla, Türklerle aynı haklara sahip olmak da..

Kürtlerin önemli bir kesimi, kısa ve uzun vadeli istemlerinin gerçekleşmesi için, her şeyden önce var olan gerginliğin giderilmesini, bu amaçla elinde silah olanların parmaklarını tetikten çekmelerini, kayıtsız şartsız siyasi af çıkartılmasını, Terörle Mücadele Yasası’nın AB normları çerçevesinde yeniden düzenlenmesini, “taş atan çocuklar” ile seçilmiş Kürt politikacıları ve sivil toplum yöneticilerinin serbest bırakılmasını istiyorlar.

Kürtlerin önemli bir bölümü demokratikleşme sürecinin derinleşerek devam etmesi için, Türkiye’nin AB sürecine ciddi bir biçimde geri dönmesini bekliyorlar.

Ama Kürtler aynı zamanda bu taleplerin bir anda gerçekleşmeyeceğini, değişimin sabır ve uzun soluk gerektiren bir süreç olduğunu biliyorlar; barış, demokrasi ve özgürlük isteyen tüm kesimlerin elini taşın altına koymaları gerektiğini de..

Tüm bunlar ve benzeri gerçekleştiğinde ise Kürtler, gelecekleri ile igili kararın kendilerine bırakılmasını bekliyorlar.

Şekli ne olursa olsun Türklerle mi birlikte yaşamak mı yoksa ayrı yaşamak mı sorusunu kendileri cevaplandırmak istiyorlar.

Türklerden beklentileri ise, iradelerine saygı gösterilmesi..


   Bu Köşe yazısı toplam 280 defa okunmuştur  Yukarı

 


        Yorumlar


Henüz Yorum Yazılmamış.

        Yorum yazabilmeniz için üye olmanız gerekir !


  •       


    •  Sergi resimleri..


    •  Serhildan..


    •  Newroz..


    •  Mem û Zin..


    •  Sevgi / Evîndar..


    •  Özel..
  •   


  Köşe Yazıları

Casım RÊNAS

Gelo tawanbarê Qetlîama Dêrsîmê kî ye? ...

Salihé OMERÎ

“Şeko navê xwe li hevalê xwe ko”… ...

Bûbê ESER

Kurd û referandûma 12 îlona 2010an* ...

Mazhar KARA

Di dû festîvala rewşenbîrî ya Duhokê-3 re ...

 

Tüm  yazarlar




  Reklam Alanı

 

 

  Anket
Ergenekon'un Kürt illerinde gerçekleştirdiği cinayetlerin aydınlanacağına inanıyor musunuz?
Evet inanıyorum (15%)
Hayır İnanmıyorum (83%)
(0%)
(0%)
(0%)
 1467 - Katılım Diğer anketler 
s
    Yayın İlkeleri  .  Künye  .  Bize Ulaşın  .  Tavsiye et   Copyright © 2008  Dema nû
 Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
 Tasarım ve Düzenleme :  http://www.suryazilim.com  
  Yönetim Yeri ve Yazışma Adresi : Kurt İsmail Paşa 5. Sok. Fırat 5 Apt Kat:1 No: 2 Ofis/DİYARBAKIR Tel: 0.412 223 89 23
Yurtdışı Temsilciliği : Postfach: 131931, 42045 - Wuppertal/Almanya Tel: 00 49 202 283 23 39 - Fax: 00 49 202 758 34 79