Mesut TEK

Sivil toplum kuruluşları herkese lazım ...

Yılmaz ÇAMLIBEL

Oh be! Dünya varmış ...

M.Emin BOZARSLAN

“SALIXNAV”, NE “RENGDÊR” II ...

Ali Haydar KOÇ

Son Osmanlı Anayasası-1921 ve Kürtlerin tavrı-II ...

Kemal BURKAY

Kim kime karşı, kim kime rakip? 1. bölüm ...

SAL / YIL

SAL / YIL           : 11
HEJMAR / SAYI : 361
TARÎX / TARiH   :
27.08.2010

      
 

 

  Arşiv    Bize ulaşın

  Üyelik      
Anasayfa  

   Röportaj      Haber      Nûçe      Dökumanter      Dema Nû (Pdf)      Kültür/Çand      Roja Teze Arşivi      Deng Arşivi      Güncel Haberler  

 
Anasayfaya dön Tüm yazarlar   
  Ali Haydar KOÇ
20.3..07.0 10: 1:3:

Almanya-Osmanlı ittifakı, Malta sürgünleri ve Dersim soykırımı

Almanya, Birinci Dünya Savaşı’nda İngiltere ve Fransa’nın sömürge sınırları içinde  bulunan Kuzey Afrika, Ortadoğu’nun bir kısmı, İran ve Hindistan hattındaki sömürge bölgelerini  denetimine alabilmek için, Osmanlı İttihat ve Terakki yönetimi ile işbirliği yapmayı çıkarlarına uygun görmüştü. İki devleti bir araya getiren önemli siyasi faktörlerden biri de, sömürge sınırları geniş alanlara yayılmış  nüfuzlu bir “Büyük Almanya imparatorluğu yaratma ve  sınırları balkanlardan Orta Asya’ya kadar uzanan büyük bir Türk-Turan devletini gerçekleştirme düşü idi”  Ayrıca Almanya, Hindistan, Kafkasya, Kuzey Afrika ve Ortadoğu’nun bir kısmında ve diğer Müslüman ülkelerde Osmanlı Halifesinin nüfuzunu kullanarak, çeşitli siyasal propagandalarla, İngiltere aleyhine isyanlar çıkarmak amacıyla, sömürge niyeti taşıyan siyasi nüfuzunu genişletme isteğinde idi. İngiltere ise, Almanya ve Osmanlı ordularını Kürdistan’da sınırlı tutma siyaseti izleyerek, uzak Asya’daki sömürgelerini korumayı amaçlıyordu. Örneğin; İngiltere’nin bu savaş taktiği sonucunda, Kafkasya, Kuzey Afrika ve Irak-Iran üzerinden uzak Asya’ya doğru gönderilen Osmanlı ve Almanya orduları, Kürdistan’ın uç sınırlarını geçememişti. Kürdistan’ın önemli bir savaş alanı olarak seçilmesi,  Almanya-Osmanlı ordularının Kürdistan’da sınırlı tutulma stratejisi, Kürdistan’ın soykırım ve tehcir ile boşaltılması dahil, genel anlamda Kürt ulusunu çok olumsuz bir şekilde etkilemişti. Bu durum Kürdistan’da yaşayan Ermenileri, Süryanileri, Yahudileri, Rumları ve Arapları da etkilemişti. Örneğin; Kürt ve Ermeni soykırımlarının ortaya çıkmasını sağlayan önemli siyasi faktörlerden biri de, uzak Asya sömürgelerine ulaşma stratejisi idi.

Birinci Dünya Savaşı’nda İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin bir istihbarat örgütü olarak görülen, fakat Almanya’nın bir siyasi tasarısı olan “Teşkilat-ı Mahsusa”ise, tamamıyla Almanya’nın çıkarlarına göre yapılandırılarak, Hindistan’a kadar olan coğrafik alanlarda, çeşitli paravan örgüt ve isimler adı altında propaganda faaliyetleri yürüterek, Osmanlı halifesi adına, Almanya’nın sömürge siyasetine hizmet ediyordu. Örneğin: Almanya tarafından kurulan “Rauf Bey Müfrezesi” bu paravan örgütlerden biri idi ve faaliyet alanı olarak da doğu Kürdistan seçilmişti. Bazı belgelerde geçen iddialara göre; İran, Irak ve Kürdistan’ın büyük bir kısmının İttihatçılar tarafından Almanya’ya satıldığı biçimindedir. İngiltere ise,  bu siyasi durumu bölge halkları nezdinde önemli bir propaganda malzemesi olarak kullanmıştı. Bu siyasi durum Kürtler arasında da büyük huzursuzluklara yol açmıştı. Örneğin; Almanya ve İttihatçılar tarafından doğu Kürdistan’dan bazı Kürt aşiretlerinin göçertilmesi, bu huzursuzluğun bir sonucu idi. Osmanlı ve Almanya yönetimi, Rusya ve İngiltere’nin Kürdistan’da, Kürt aşiretlerini kışkırttıkları için, göçertilmesi gerektiği propagandasını yapmayı uygun görmüşlerdi (bkz. Mustafa Balcıoğlu, Birinci Dünya Davaşı başlarında Romantik bir Türk-Alman projesi-Rauf Bey Müfrezesi)  Ayrıca bu satış iddiasını doğrulayan olgulardan biri de, Almanya askeri ataşesinin İran ve Kürdistan’da halka bol bol altın dağıtması, halkın gönlünü almaya çalışması ve Colmar von der Goltz ile Talat Paşa tarafından çekilen telgraflardan da anlaşılmaktadır (bkz Pomiankowski, Der Zusammenbruch des Ottomanischen Reiches. Erinnerungen an die Türkei aus der Zeit des Weltkrieges-1928. Otto Liman von Sanders, Fünf Jahre Türkei-1919) Her iki kaynakta dolaylı olarak İran, Irak ve Kürdistan’ın bir kısmını kapsayan satış iddiası doğrulanmakta, Almanya’nın Teşkilat-ı Mahsusa üyeleri aracılığıyla yaptığı cihat propagandası ve Kürdistan üzerinden geliştirmeye çalıştığı sömürge siyasetiyle ilgili geniş bilgiler verilmektedir.

Almanya’nın, Hindistan’a kadar sömürgeler oluşturma siyaseti ile İttihatçıların Orta Asya’ya kadar bir Türk Turan imparatorluğunu kurma gayesine bağlı olarak, birinci savaşının sonuna kadar soykırım, tehcir ve göçertme yoluyla Kürdistan’ın boşaltılması sağlanmıştı. Savaşın galibi İngiltere yönetimi, Osmanlı sınırlarında kendi siyasi anlayışını savunan bir yönetim ve buna bağlı olarak bir siyasi kadro oluşturmaya çalışıyordu. 1919’dan itibaren M. Kemal ile yakın işbirliği içine giren İngiltere, Almanya’nın nüfuzunu sınırlayarak, onun etrafında kendisine bağlı bir yönetim kadrosunu oluşturarak, 1923 sürecine siyasal zemin hazırlayarak, Kürdistan devletinin kuruluşunu engellemişti. M. Kemal’i lider pozisyonuna getirebilmek ve onun siyasal olarak önünü açabilmek için de, savaşta ve savaş sonrasında Almanya taraftarlığı yapan İTC kadrolarını 1919’da Divan-ı harb-i örfi mahkemelerinde savaş suçu işledikleri bahanesiyle, Malta’ya sürgün edilmeleri sağlamıştı. İTC kadrolarının Malta’ya sürülerek, etkisizleştirilmesi sonucunda, M. Kemal Erzurum, Sivas ve Ankara sürecini başlatmıştı. 1919’da Divan-ı harb-i örfi mahkemelerinde 1914-1918 arasında gerçekleştirilen Kürt soykırımı ve Kürdistan’daki etnik temizliğin dile getirilmemesi, İngiltere’nin, Kürtlere karşı olan bakışına işaret ettiği gibi, M. Kemal ve etrafındaki kadrolara da siyasal güç kazandırmıştı. 1919’dan itibaren İngiliz taraftarı bir siyaset izleyen ve İngiliz yönetimiyle işbirliği içinde olan M. Kemal, İngiltere’nin desteğiyle Kürt meselesini bertaraf ederek, Kürdistan topraklarının büyük bir kısmını Türklerin yaşadığı batı Anadolu topraklarına katarak, Türklerin sömürgesi yapmayı garanti etmişti.

Birinci Dünya Savaşı esnasında soykırım planlarıyla Kürdistan’da işledikleri savaş suçlarından dolayı değil, İngiltere’nin sömürge çıkarlarını rahatsız ettikleri için 1919’daki Divan-ı Harb mahkemelerinde yargılanarak Malta’ya sürülen İTC kadroları ile 1935-1938 yılları arasında Dersim’den soykırım anlayışı ile zorunlu tehcire tabi tutulan Kürtlerin karşılaştırılarak, Türkiye’de siyasi malzeme olarak kullanılması, insani olmayan bir siyasi olguyu karşımıza çıkarmaktadır. Türkiye Başbakanı R. T. Erdoğan’ın, Dersim sürgünlerini içeren belgeleri açıklarım söylemi, bir taraftan Türkiye’nin işlediği insanlık suçlarını ortaya koyarken, diğer taraftan bu belgeleri siyasi malzeme olarak kullanması, Kürdistan’daki cesetler üzerinde siyaset yapması, soykırım olgusunu siyasi şantajlarda kullanması, insani bir durum değildir. Örneğin; 1937’de yüz binlerce Kürdün soykırım yoluyla yok edilmesi/topraklarından sürülerek tehcir yollarında ölüme terk edilmeleri söz konusudur. 1937’de Dersim’de etnik temizlik anlamında soykırım ve insanlık suçu işlenmişti. Genelkurmay Başkanlığı’na bağlı ATASE arşivinde gizli tutulan belge/bilgilerin tarihçilere sunulması/Kürt tarafına teslim edilmesi sonucunda, kamuoyunun doğru bilgilendirileceği düşüncesindeyim.


   Bu Köşe yazısı toplam 209 defa okunmuştur  Yukarı

 


        Yorumlar


Henüz Yorum Yazılmamış.

        Yorum yazabilmeniz için üye olmanız gerekir !


  •       


    •  Sergi resimleri..


    •  Serhildan..


    •  Newroz..


    •  Mem û Zin..


    •  Sevgi / Evîndar..


    •  Özel..
  •   


  Köşe Yazıları

Casım RÊNAS

Gelo tawanbarê Qetlîama Dêrsîmê kî ye? ...

Salihé OMERÎ

“Şeko navê xwe li hevalê xwe ko”… ...

Bûbê ESER

Kurd û referandûma 12 îlona 2010an* ...

Mazhar KARA

Di dû festîvala rewşenbîrî ya Duhokê-3 re ...

 

Tüm  yazarlar




  Reklam Alanı

 

 

  Anket
Ergenekon'un Kürt illerinde gerçekleştirdiği cinayetlerin aydınlanacağına inanıyor musunuz?
Evet inanıyorum (15%)
Hayır İnanmıyorum (83%)
(0%)
(0%)
(0%)
 1467 - Katılım Diğer anketler 
s
    Yayın İlkeleri  .  Künye  .  Bize Ulaşın  .  Tavsiye et   Copyright © 2008  Dema nû
 Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
 Tasarım ve Düzenleme :  http://www.suryazilim.com  
  Yönetim Yeri ve Yazışma Adresi : Kurt İsmail Paşa 5. Sok. Fırat 5 Apt Kat:1 No: 2 Ofis/DİYARBAKIR Tel: 0.412 223 89 23
Yurtdışı Temsilciliği : Postfach: 131931, 42045 - Wuppertal/Almanya Tel: 00 49 202 283 23 39 - Fax: 00 49 202 758 34 79