Mesut TEK

Sivil toplum kuruluşları herkese lazım ...

Yılmaz ÇAMLIBEL

Oh be! Dünya varmış ...

M.Emin BOZARSLAN

“SALIXNAV”, NE “RENGDÊR” II ...

Ali Haydar KOÇ

Son Osmanlı Anayasası-1921 ve Kürtlerin tavrı-II ...

Kemal BURKAY

Kim kime karşı, kim kime rakip? 1. bölüm ...

SAL / YIL

SAL / YIL           : 11
HEJMAR / SAYI : 361
TARÎX / TARiH   :
27.08.2010

      
 

 

  Arşiv    Bize ulaşın

  Üyelik      
Anasayfa  

   Röportaj      Haber      Nûçe      Dökumanter      Dema Nû (Pdf)      Kültür/Çand      Roja Teze Arşivi      Deng Arşivi      Güncel Haberler  

 
Anasayfaya dön Tüm yazarlar   
  Yılmaz ÇAMLIBEL
20.3..07.0 10: 1:3:

Ali Baba ve Kırk Haramiler

Kemalist rejim şirazeden çıktı. Artık çivisi tutmuyor. Ülke asan asana, kesen kesene, soyan soyana bir kaos içinde debelenip duruyor. Halk, bu rejimden bıkmış, artık ondan kurtulmak istiyor. Bu nedenle oyunu ülkeyi demokratlaştıracağına inandığı partilere veriyor.

Atatürçüler de, statükoyu korumak, rejimi savunmak için var gücüyle direniyor. Bununla yetinmiyor, statükoyu bozmaya çalışanların önüne akıl almaz tuzaklar kuruyor. Bu toz duman içinde, sapla saman, at iziyle it izi bir birine karışmış bulunuyor.

Günümüz dünyasında değil de, adeta bir hayal aleminde yaşıyor gibiyiz. Ülkeyi yönetenler, kanun yapanlar ve adalet dağıtanlar, masal dünyasının kahramanlarına benziyorlar. Bu kahramanlar arasındaki yapılan mücadele günümüzdeki çizgi filmlerini andırıyor. Her gün yeni bir serüvenle karşı karşıya kalıyoruz. Hangi devirde, hangi tarih diliminde yaşadığımızı şaşırmış bulunuyoruz.

Mesela şu son günlerde Balyoz darbe planı nedeniyle yasama, yürütme ve yargı arasında yaşanan olaylar, Ali Babayla Kırk Haramiler masalını andırmıyor mu? Tutuklanan subaylar hak hukuk, kanun nizam tanımayan ortaçağ haramilerine benzemiyorlar mı? Vijdan ve merhametin olmadığı, insan haklarının ayaklar altına alındığı ortaçağ vahşeti içinde yaşıyor gibiyiz.

Masaldaki aç gözlü haramiler, talan ettikleri altın ve gümüşlerini mağaralarda saklıyorlardı. Günümüzün haramileri ise, ordudan çaldıkları bomba, bazoka ve lav silahlarını özel sığınaklarda saklıyorlar.

Eski haramiler önlerine çıkanların kellelerini palalarıyla koparıyorlardı. Günümüz haramileri ise, kelle koparmak için uzun uzadiya plan ve program yapıyorlar. Örneğin camide namaz kılan dindarları, müzeye zeyarete giden çocukları bombayla öldürmeyi, kendi uçağını düşürmeyi planlıyorlar.

Eski devir haramileri, açıl susam açıl diyince sihirli mağaranın kapısı açılırdı. Günümüzün haramileri açıl susam açıl dediklerinde, genel kurmayın örtülü ödenek kasası açılıyor. Buradan aldıkları dolar ve eurolarla kendilerine hizmet sunan gazeteci, akademisyen, hukukçu, sendikacı, sivil toplum örgüt yöneticileri ve paramiliter güçlere maaş ödüyorlar.

Örtülü ödenekten alınan paraları yetmediğinde, kanatlarının altına aldıkları silah ve beyaz zehir tüccarlarına müracaat ediyorlar.

Eski dönem haramiler fakir insanlardı. Mal ve mülkleri yoktu. Çoğu toprak üstünde veya kulübelerde yaşarlardı. Bilek gücüyle yaptıkları günlük soygunlarla yaşamaya çalışıyorlardı. Günümüz haramilerin ise, mal ve mülk sahibidirler. Vatan görevi yapan askerlerin koruduğu sitelerdeki lüks dairelerinde oturuyorlar. Maşallah hepsinin villaları, ve de kallavi bir maaşları var. Bizim ödediğimiz vergilerle bize zulmediyorlar. Bir eli yağda bir eli balda yaşıyorlar.

Kırk haramilerin kim olduğu belli. Peki, haramilerin önüne çıkan, onları durduran, halka nefes aldıran Ali Baba kim? Bana göre insan hakları, demokrasi, sosyal hukuk devleti özlemi içinde olan ve bu nedenle kurulu düzene karşı çıkan her birey ve toplumsal grup Ali Baba’dır.

Kırk haramileri tarihin çöplüğüne atmak için, tüm Ali Babaları el ele tutuşmaya çağırıyorum.


   Bu Köşe yazısı toplam 173 defa okunmuştur  Yukarı

 


        Yorumlar


Henüz Yorum Yazılmamış.

        Yorum yazabilmeniz için üye olmanız gerekir !


  •       


    •  Sergi resimleri..


    •  Serhildan..


    •  Newroz..


    •  Mem û Zin..


    •  Sevgi / Evîndar..


    •  Özel..
  •   


  Köşe Yazıları

Casım RÊNAS

Gelo tawanbarê Qetlîama Dêrsîmê kî ye? ...

Salihé OMERÎ

“Şeko navê xwe li hevalê xwe ko”… ...

Bûbê ESER

Kurd û referandûma 12 îlona 2010an* ...

Mazhar KARA

Di dû festîvala rewşenbîrî ya Duhokê-3 re ...

 

Tüm  yazarlar




  Reklam Alanı

 

 

  Anket
Ergenekon'un Kürt illerinde gerçekleştirdiği cinayetlerin aydınlanacağına inanıyor musunuz?
Evet inanıyorum (15%)
Hayır İnanmıyorum (83%)
(0%)
(0%)
(0%)
 1467 - Katılım Diğer anketler 
s
    Yayın İlkeleri  .  Künye  .  Bize Ulaşın  .  Tavsiye et   Copyright © 2008  Dema nû
 Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
 Tasarım ve Düzenleme :  http://www.suryazilim.com  
  Yönetim Yeri ve Yazışma Adresi : Kurt İsmail Paşa 5. Sok. Fırat 5 Apt Kat:1 No: 2 Ofis/DİYARBAKIR Tel: 0.412 223 89 23
Yurtdışı Temsilciliği : Postfach: 131931, 42045 - Wuppertal/Almanya Tel: 00 49 202 283 23 39 - Fax: 00 49 202 758 34 79