SAL: 6
HEJMAR: 184
28 Aralık 2006
ANASAYFA
YORUMLAR
KÜLTÜR
YAZARLAR
DENG YAYINLARI
DENG DERGİSİ
Dema Nû Arşiv
Roja Teze Arşiv
 
 

Mesud Tek'in Yazıları eski yazıları için Tıklayın

MGK’nin yeni yıl hediyesi...

İspanyol General ve Ağca

Yavaş ama emin adımlarla ilerlemek...

Saygı Mı? Özgürlük Mü?

Aynaya Bakma

Buzdağının Ucu (Mu?)

Söyleyemediklerim ve yapmadıklarımız..

Arapsaçı

“Çeteler Cenneti”

Halepçe Olayları Neyi Gösteriyor, Neyi Gerektiriyor?

Acaba Öyle Mi?

Kansere Razı Etmek İçin Ölümle Tehdit Etmek

Güneyli Kürtlerin Büyük Sınavı

İpe Un Sermek

Sadak’ın Sadakati

Tek Yanlı Aşk

Süreç ve Önümüze Koyduğu Görevler

Erdoğan’ın Sınavı

Filmi Başa Sarmak

“İyi Çocuk”lar Cenneti..

Yanlışta Israr

Zeytin Dalı

Madımak

Ektiğini Biçmek!..

Şahinler ve Riyakarlar

Başbakan Doğru Söylemiyor

Hizaya Getirmek

Kirlenme, Çürüme Ve Çifte Standart

Yapışık Üçüzler

Enfal

“Qandil Gönüllüleri”

Başbakan’ın TİT Aşkı

Sıcak Günler

Cadı Kazanı

“Paşalar Cumhuriyeti”

Her İkisi de Aynı Orhan Pamuk

Törkiş İşi Demokrasi Ve Sivil Çözüm!..

Hayalleri Yasaklamak

Sembol mü?

Bir Kez Daha Kerkük Üzerine

“Ne Olacak Bu Irak’ın Hali”?

Gelenek

Geç Olmadan

Ankara Kriterleri-2

MESUD TEK
 
Yeni Yıl

Adettendir.

Her yılın sonunda ya da yeni yılın başında bir değerlendirme yazısı döşenir; yeni yıla ilişkin görüşler ve umutlar dile getirilir.

Ben de öyle yapacağım.

Öyle anlaşılıyor ki 2007 yılı, Türkiye ve Kuzey Kürdistan’da yurtsever, devrimci, demokrat, barışsever ve özgürlükçü güçler açısından zorlu geçecek.

Sadece ülkemizin Kuzey parçası için değil, başta Güney olmak üzere Kürdistan’ın diğer parçaları için de aynı şeyleri söylemek mümkün.

2007 yılı, Güney’de bir anlamda dananın kuyruğunun kopacağı bir yol olacak.

Irak Anayasası uyarınca bu yılın ortalarında Kerkük ve Araplaştırma politikasına maruz kalan bölgelerde nüfus sayımı, sonunda da referandum yapılacak.

Başta Türkiye olmak üzere öteki işgalci devletlerle bölgenin gerici-şovenist Arap yönetimlerinin, referandumu engellemek amacıyla gösterdikleri çabalar biliniyor.

Ama bir şeyi daha biliyoruz:

Güney Kürdistan Siyasi Önderliği, Irak’ın birliği içinde kalmalarının Anayasa’nın eksiksiz uygulanmasına bağlı olduğunu defalarca dile getirdi.

Referandumun engellenmesi, daha doğru bir ifadeyle Irak Anayasası’nın hayata geçirilmemesi halinde, kuşku yok ki Güney Kürdistan’da zaten yeterince oturmamış taşlar yerinden oynayacak, yeni alternatifler gündeme gelecek.

Kürdistan’ın İran ve Suriye parçaları için de benzeri öngörülerde bulunmak mümkün.

İran İslam Cumhuriyeti’nin, nükleer enerji programı, insan hakları ihlali, Irak’a ilişkin politikasıyla İsrail devletine yönelik tehditleri ve Lübnan Hizbullahı’na desteği nedeniyle, 2007 yılında da topun ağzında olacağı kesin.

Suriye’nin durumu da bundan pek farklı değil.

Bu ülkeyi Hamas, Hızbullah ve benzeri örgütleri koruyup kolladığı, adı Lübnan’da işlenen siyasi cinayetlerle birlikte anıldığı için, zorlu bir yıl bekliyor.

Her iki ülkede Kürt gazetecilerine, insan hakları savunucuları ve politikacılarına yapılan saldırılar, İran ve Suriye egemenlerinin sorunları çözme, demokrasinin yolunu açma, Kürtlere ulusal demokratik haklarını tanıma yerine, eski politikada ısrar edeceklerini gösteriyor.

2007 yılının ilk yarısında, Türkiye’nin biz Kürtlerin uzaktan seyredecekleri, seyretmek zorunda kaldıkları “Çankaya Muharebeleri”ne sahne olacağı konusunda, hemen herkes hemfikir.

Erdoğan’ın veya geleneğinden birisinin Çankaya Köşküne çıkmasına karşı olanların yılbaşından itibaren ellerindeki tüm kozları ortaya sürecekleri kesin.

Çankaya Köşkü’nü Kemalistlerin, sırtı kalabalık generallerin tapulu mülkü olarak gören sivil ve askerler, hazır Avrupa Birliği kaynaklı rüzgar da durmuşken demokrasi karşıtlığını, Türk milliyetçiliğini ve Kürt düşmanlığını şaha kaldıracaklardır.

AKP hükümeti ise, son günlerde yaşanan gelişmelerin de gösterdiği gibi Çankaya Muhaberesi’nden zaferle çıkmak için militaristlerin, şoven milliyetçilerin gönlünü hoş tutmaya özel bir itina gösteriyor.

AKP’nin baltayı ayağına vurması, yani demokrasi ve değişim yanlılarıyla Kürtlerin ulusal, demokratik ve kültürel istemlerine kulağını tıkayıp militaristlerin, eskisi ve yenisiyle Kemalistlerin, şoven ve milliyetçilerin gönlünü hoş tutması, O’na Çankaya Köşkü’nü kazandırır mı, bilinmez.

Ama AKP’nin ilk çıkışındaki değişim ve demokrasi söylemlerini bir kenara bıraktığı, giderek tutuculaştığı, daha doğru bir ifadeyle özüne dönmeye başladığı biliniyor.

Ve ayrıca Biliniyor ki, Türkiye 2007 yılının ikinci yarısında genel seçimler nedeniyle yaşanacak meydan muharebelerine sahne olacak.

Öncekilerde olduğu gibi, bu seçim de demokrasi ve değişim yanlılarıyla, tutucular, milliyetçi ve ırkçı- şovenler arasında geçecek.

Kürtlerin bu seçimlerde taraf olması, etkisini ve ağırlığını hissettirmesi her şeyden önce ulusal bir temelde seçim ittifakı yapmalarına bağlı.

Seçim ittifakı ve bu ittifak sonucu elde edilecek başarının Kürt sorununu temelden çözemeyeceğini söylemeye gerek yok.

Ama bu ittifak yurtsever güçler arasında güven yaratır, uzun vadeli taleplerin elde edilmesinin zorunlu kıldığı iş ve güçbirliklerinin yolunu açar.

Unutmamak gerekir ki, giderek çürüyen sömürgeci sistemin yolaçtığı sosyal, ekonomik ve ahlaki çöküşün yıkıcı etkisi, kendisini en açık biçimde Kürdistan’da gösteriyor.

Çürümenin yolaçtığı sosyal ve ahlaki yıkıntıdan yararlanan Hızbullah’ın Kürdistan’daki örgütlenmesine ağırlık verdiği de artık görmezden gelinemeyecek kadar açık.

Ama bu Hizbullah, örneğin Lübnan’dakinden farklı...

Devlet kaynaklı, gerici ve milliyetçi Arap sermayesi destekli bir Hizbullah...

İşte bu Hizbullah örgütlenmesinin boşa çıkartılması da, Kürt yurtseverlerinin iş ve güçbirliğini zorunlu kılıyor.

Ama bu işbirliği sadece ulusal ve demokratik talepler için mücadele etmekle yetinmemeli.

Çürümenin neden olduğu ve Kürt ulusal muhalefetinin yeteri kadar itina göster(e)mediği sosyal ve ekonomik sorunların çözümü için de çaba sarfetmelidir.

Irak başta olmak üzere, bölgede yaşanan öteki gelişmeler, tüm parçalardaki Kürt örgütleri arasında yakınlaşmayı, iş ve güçbirliğini acil ve yakıcı bir hale getiriyor.

Her parçadaki yurtsever güçlerin birliği, parçalar arasındaki iş ve güçbirliğinin yolunu açıyor.

Ve Kuzey Kürdistan’lı yurtsever güçlerin birliği, bu açıdan da önem kazanıyor.

***

2007 yılının barış, özgürlük getirmesi dileğiyle tüm okuyucuların yeni yılını kutlar, esenlikler dilerim.

 
Geri Dön Başa Dön Yazıcıya Ver