SAL: 6
HEJMAR: 172
26 Eylül 2006
ANASAYFA
YORUMLAR
KÜLTÜR
YAZARLAR
DENG YAYINLARI
DENG DERGİSİ
Dema Nû Arşiv
Roja Teze Arşiv
 
 

Mesud Tek'in Yazıları eski yazıları için Tıklayın

MGK’nin yeni yıl hediyesi...

İspanyol General ve Ağca

Yavaş ama emin adımlarla ilerlemek...

Saygı Mı? Özgürlük Mü?

Aynaya Bakma

Buzdağının Ucu (Mu?)

Söyleyemediklerim ve yapmadıklarımız..

Arapsaçı

“Çeteler Cenneti”

Halepçe Olayları Neyi Gösteriyor, Neyi Gerektiriyor?

Acaba Öyle Mi?

Kansere Razı Etmek İçin Ölümle Tehdit Etmek

Güneyli Kürtlerin Büyük Sınavı

İpe Un Sermek

Sadak’ın Sadakati

Tek Yanlı Aşk

Süreç ve Önümüze Koyduğu Görevler

Erdoğan’ın Sınavı

Filmi Başa Sarmak

“İyi Çocuk”lar Cenneti..

Yanlışta Israr

Zeytin Dalı

Madımak

Ektiğini Biçmek!..

Şahinler ve Riyakarlar

Başbakan Doğru Söylemiyor

Hizaya Getirmek

Kirlenme, Çürüme Ve Çifte Standart

Yapışık Üçüzler

Enfal

“Qandil Gönüllüleri”

Başbakan’ın TİT Aşkı

 

MESUD TEK
 
Sıcak Günler

Benim gibi sonradan, ya da görev icabı yazar olanları, yazacak konu bulmada rahatlatan günlerden geçiyoruz:

Bir yandan Türkiye’de “kışla parfümlü siyaset”in önlenemeyen yükselişi, atanmışların seçilmişler üzerinde giderek artan, açık ve gözle görülür hale gelen hakimiyeti..

Öte yandan takattan düşen, güç kaybettikçe kışlanın hakimiyetine giren “cami parfümlü siyaset”in, Türkiye’de milliyetciliğin ve ırkçılığın sembolü MHP ile giriştiği milliyetçilik yarışı..

Üstüne üstlük AB’ye uyum sürecinde çıkartılan ve Türkiye’yi 12 Eylül dönemine geri götüren yasaların uygulanmasının getirdiği tartışmalar..

Tüm bunlar ve benzeri gelişmeler, daha uzun bir müddet konu sıkıntısı çekmeyeceğimizi gösteriyor.

Ama Kürt sorunu, özellikle de Güney Kürdistan’daki gelişmeler haberlere, demeç ve makalelere daha fazla konu olacak gibi.

Diyarbakır’daki Kontgerilla kaynaklı patlama, ABD, Türkiye ve Irak’ın atadıkları Koordinatörler sorunu, PKK’den beklenen ateşkes ve benzeri konuların yanısıra, Güney Kürdistan’da anayasa taslağı üzerine başlatılan tartışmalar da önümüzdeki dönemin siyaset açısından sıcak geçeceğinin ipuçlarını veriyorlar.

Güney Kürdistan medyasının bildirdiğine göre, Anayasa Komisyonu’nca hazırlanan anayasa tasarısıyla ilgili tartışmalar başladı.

Tartışmalar sadece parlamentoda yapılmayacak.

Taslak, Kürdistan Bölge Başkanı Mesud Barzani’ye sunulduğunda da belirtildiği gibi, tartışılmak üzere kamuoyuna sunulacak.

Önümüzdeki dönemde, taslak ve taslakla ilgili tartışmaların Güney Kürdistan madyasında ağırlıklı biçimde yer alacağını söylersek, bilgiçlik taslamış olmayız.

Daha önce yaşananlardan biliyoruz ki, Güney’de anayasa üzerine seminerler, konferanslar düzenlenecek, makaleler, bilimsel araştırmalar yayınlanacak.

Bazı toplumsal kesimler taleplerinin anayasada yer alması için Parlamento önünde gösteri yapacaklar, vs.

Bu ise, Güney Kürtlerinin uzun bir dönem anayasa ve anayasa üzerine yürütülen tartışmalarla yatıp-kalkması anlamına gelir.

Anayasayla ilgili konuşacaklar sadece Güneyli Kürtler olmayacak.

Başta sömürgeci güçler olmak üzere, Güney’deki ulusal kazanımların karşıtları da dile gelecekler.

Çünkü anayasa taslağında Güney Kürdistan Bölgesi’nin sınırları da çiziliyor.

Kerkük Kürdistan bölgesinin bir parçası olarak değerlendiriliyor, Hanekin, Şıngar gibi üzerinde tartışılan iller Kürdistan sınırları içinde gösteriliyor.

Anayasa taslağında bağımsız Kürt devletinin ilanına yol açacak şartlar da sıralanıyor.

Bu iki nokta bile sömürgecilerin beynine kan sıçratıyor, onları cin çarpımışa dönderiyor..

Oysa hukuk devleti kurallarının işlediği demokratik bir Kürdistan Bölgesi’nin kurulması, Ortadoğu’da barış, istikrar ve huzura yapılacak en büyük katkıdır.

Ama bölgedeki satütukocuların, gerici ve diktatörlerin bu gerçeğin farkında olduklarını söylemek mümkün değil.

Ayrıca böylesi bir Kürdistan Bölgesi Hükümeti’ni çıkarlarına aykırı buluyorlar.

Sömürgecilerin, onların uşakları ve emirlerindeki basının neler söyleyeceğini tahmin etmek mümkün.

Çiğneye çiğneye çürüttükleri “Irak’ın bütünlüğü, Kerkük’ün Irak şehri olduğu” sakızını çiğnemeye devam edecekler..

Bağımsız Kürt Devleti’nin bölgedeki dengeleri bozacağından, bölgede savaşa yolaçacağından dem vuracaklar.

Kürt Devleti’nin kurulmasına izin vermeyeceklerini söyleyerek halkımızı tehdide devam edecekler, vs..

Bu, onların işi..

Kaldı ki böyle davranmamaları şaşırtıcı olurdu!..

Varsın eski sakızı çiğnemeye, tehditler savurmaya devam etsinler.

Güneyli kardeşlerimiz, bugüne kadar yaptıkları gibi saldırı ve tehditlere kulaklarını kapatıp derli, toplu bir anayasa yapmalı, bu iş için önerilerini sunmalı, tartışmalıdırlar.

Anayasa tasarısı ve bağlı gelişmeler biz diğer parçalardan Kürtlerin önüne önemli görevler koyuyor.

Anayasa taslağında yer alan bazı maddeler, örneğin İslam diniyle, kadın hakları, demokratik hak ve özgürlüklerle ilgili olanları, gönlümüze göre olmayabilirler.

Ama unutmamak gerekir ki Kürtlerin anayasa yapma konsunda herhangi bir deneyi yok.

Tasarının Güney Kürdistan’ın ekonomik, sosyal ve siyasal durumu gözönüne alınarak hazırlandığını da akılda tutmak gerekir.

Ve en önemlisi, taslak 40 yılı aşkın bir süre diktatörlükle yönetilen bir ülkede ve belirli aralıkla kesilse de, farklı farklı amaçlar için yürütülse de 40 yıldır savaş içinde olan, bu savaş sürecinde ekonomisi yerle bir edilen, sosyal ve kültürel yapısı deforme olan toplumsal yapıda hazırlandı.

Tüm bu ve benzeri gerçekleri gözönünde tutarak, eleştiri ve önerilerimizi yapıcı bir tarzda, uygun yol ve yöntemlerle Kürdistan Siyasi Önderliği’ne bildirmeliyiz.

Unutmayalım ki Güney’de kabul edilen Anayasa, diğer parçalar için iyi bir deney, güçlü bir temel olacaktır.

Ama hepsinden önemlisi sömürgeci güçlerin tehditlerini boşa çıkartacak, onların Güney’e müdahalesini engelleyecek yurtsever bir set oluşturmaktır.

Defalarca söyledik.

Bir kez daha söyleyelim.

Böylesi bir set ancak ve ancak tüm yurtsever güçlerin iş ve eylem birlikleriyle oluşur.

Kuzey’de bu alanda atılan adımlara omuz vermek, ete kemiğe bürünmesine katkı sunmak gerekir diye düşünüyorum.

 
Geri Dön Başa Dön Yazıcıya Ver