1913’ten itibaren Kürdistan’daki nüfuzlu Kürt din adamları/aşiret
reisleri ve Ermenilerin temsilcileriyle yaptığı görüşmlerin
sonucunda destek sözü alan Molla Selim, Bitlis Kürt milli
hareketini 8 Mart 1914’te başlatmıştı. Hareketin liderleri
olan Şeyh Şehabettin Geyda medresesinin Şeyhi, Seyyit Ali
medresenin idari işlerinden sorumlu ve Molla Selim’de Şeyhin
Halifesi olarak biliniyordu. Osmanlı hükümeti hareketin liderleri
hakkında bilgi edinmek için, Dahiliye nezaretinden Bitlis
valiliğine telgraflar çekiyordu. “Şeyh Şehabettin ve Seyyid
Ali hakkında ne gibi malumat mevcuttur?...Ne gibi esasat
ve ilcaata ve dereceye kadar, hangi cihetlerde harekata lüzum
hissolunuyor..”(B.O.A. DH-ŞFR. no, 39/208). Ayrıca Osmanlı
hükümeti, Molla Selim’in tutuklanması için emir verince,
Molla Selim Hizanda Jandarmalar tarafından tutuklanmış ve
Bitlis’e götürülürken, yolda Kürtlerin jandarmaya yaptıkları
bir baskın ile kurtarılmıştı. Bunun üzerine Molla Selim,
hareketi geniş bir alana yayma kararı almıştı.Bitlis valisi
Mazhar Bey’de, hareketin büyüklüğü karşısında başarılı olamayacağını
anlayınca, civar bölgelerden ve Erzincan’dan askeri yardımlar
istemişti. Van Valisi Tahsin Bey ise,Dahiliye Nezaretine
gönderdiği şifrelerde, Kürt milli hareketini,irticai bir
hadise olarak rapor ederek, ayrıca şu bilgilere de yer vermişti;“Şeyh
Şehabettin, Seyyid Ali ve diğer mesayihin Van vilayetindeki
aşiretleri kışkırtmak için haberler saldıkları ve bu işin
perde arkasında da Rusya’nın olduğunu..,Vali Mazhar Bey’in
beceriksiz biri olduğunu ve eğer zamanında müdahele yapılmazsa
bu gidişle bir Kürt Meselesinin çıkacağını.., rapor ederek,
Molla Selim hakkında da şu belirlemeyi yapmaktadır:“Halife
Selim’in bir sene evel İstanbul’da Seyit Abdulkadir‘e misafir
olması ve Kamil Paşa’nın sukutuyla Bitlis’e avdet etmesiyle
bu defa adeta ref-i liva-yı irtica eylemesi pek munasebettardır..”(B.O.A.
DH-KMS, 16/30 Belge no,3)
Dahiliye Nazırı Talat Paşa,Tahsin Bey’in raporlarını ciddiye
alarak şu cevabı vermişti; “Bitlis’te birşeyler kaynamakta
olduğu ve Mazhar Bey’in zaaf gösterdiğini ben de hissediyorum.Tedbir
olarak Muş ve Van’dan biraz asker gönderdik. Erzincan’dan
da bir alay sevki mukarrerdir. Mazhar Bey’in yerine Mustafa
Abdulhalik (Renda) Bey’i vekaleten veya asaleten tayinde
isabet görürmüsün ve başka hatırına gelen tedabir varmıdır?..”(BOA.
DH-KMS.16/30. Belge no,1/1-2). Talat Paşa’nın bu şifresi
üzerine,Tahsin Bey Dahiliye Nazırına çektiği (BOA.DH-KMS
16/30 Belge no,4) şifrede Kürdistan’daki olayları ve alınması
gereken tedbirleri genişçe rapor etmektedir. Merkezi hükümet
Van Valisi Tahsin Bey’in istekleri doğrultusunda kararlar
alarak, hareket etti. Mala Selim hareketini bütün askeri
tedbirlere rağmen önleyemeyen İttihatçılar, Tahsin Bey’in
önerisiyle (BOA KMS. 19/27 no,2 belgesine göre) nüfuz sahibi
Kürtlerden bazılarının hediye ve para ile hükümete taraftar
olmasını sağlamak, ahali ve memurlardan bazılarını başka
yerlere mecburi iskana tabi tutma siyasetini devreye sokmuşlardı.
Bitlis’in bütün civar bölgelerini ele geçiren Molla Selim,
Bitlis merkez sınırlarına dayanması, İttihatçıları daha çok
telaşlandırmış,Van, Diyarbakir, Harput ve Erzurum’daki yetkililere
şifreli telgraflar çekerek, Bitlis vilayetinden gelebilecek
tehlikelere karşı zamanında tedbir alınması istenmekte idi
(BOA. DH-ŞFR. 39/173). Molla Selim hareketinin bütün Kürdistan
illerine yayılacağı korkusuna kapılan Osmanlı hükümeti, bölgedeki
adamları aracılığıyla, sıkı istihbarat bilgisini istemekte
idi. Örneğin; Erzurum Vilayetine çekilen bir telgrafta;”o
havali kürtlerinde ve alelhusus Kiğı ve mülhakatında bir
hareket-i mahsus olub olmadığının işarı...” istenmekteydi
(BOA.DH-ŞFR. 39/178).
Molla Selim 12 Nisan’da Bitlis vilayetini de ele geçirerek,
hükümet birliklerini yenilgiye uğratmıştı. Bunun üzerine
Enver Paşa 9.Kolordunun bölgeye sevkedilmesini emretmişti.
Diğer taraftan, daha önce Molla Selim ile anlaşan nüfuz sahibi
Kürt ve Ermeni temsilcilerin sözlerini tutmayarak, saf değiştirmeleri,
İttihatçıları cesaretlendirmişti. Örnegin: İttihatçılar,
“Bitlis Hadisesinde iyi niyetleri görülen bazı zevatın nişanla
taltif edilmeleri için Padişah’a müracaat etmiş ve 12 Mayıs
1914’te İrade-i Seniyye almışlar idi (BOA.DH-ŞFR.21/551).
İrade-i Seniyyede Molla Selim’e ihanet ettikleri için ödüllendirilen
Kürtler hakkında şu bilgiler veriliyordu:“Bitlisli Hacı Necmeddin
Efendizade Şemsettin ve Bitlis’te mukim Küfrevi Şehizade
Şeyh Abdulbaki, ve Hacı Fazıl Efendizade Şeyh Mehmet ve Şeyh
Fethullah Efendizade Şeyh Alaeddin ve Norşin’de mukim Şeyh
Ziyaeddin Efendilere beşinci rütbeden Mecid-i Nişan-ı alisi
ita edilmiştir”(BOA. DH-ŞFR. Belge no,4).
1914 Mayıs ayında sözünü tutmayan nüfuz sahibi Kürtlerin
ihanetine uğrayan Mala Selim (Molla), Şeyh Şehabettin, Seyyid
Ali ve hareketin diğer lider kadrosu tedbir olarak Bitlis’teki
Rus Konsoloshanesine sığınmak zorunda kalmışlar idi. Osmanlı
hükümeti, Rusya nezdinde girişimlerde bulunarak Kürt liderlerin
kendilerine teslim edilmesini istiyordu. Ruslar Kürt liderleri
pazarlık konusu yaparak, Trabzon’daki Rus ajan ve subayların
bırakılması karşılığında, Molla Selim ve adamlarını teslim
edebilceklerinin işaretlerini veriyorlardı. Ve bu konuda
anlaştıkları biçiminde güçlü kanıtlar mevcuttur (BOA.DH-SFR.40/18).
Rusların bu durumunu farkeden Şeyh Şehabettin beraberinde
6 kişi ile birlikte Rus Konsolosluğunu gizliden terkederek
kaçmış, daha sonraları Kafkasya sınırlarında yakalanarak,
katledilmişti. 1914’te Ruslar tarafından İttihatçılara teslim
edilen Mala (Molla) Selim ve arkadaşları, İttihatçılar tarafından
öldürüldüler. Ayrıca Bitlis’te Divan-i Harbi mahkemesi kurularak
bütün Kürt liderler hakkında idam kararları verilmiş, yakalananların
çoğu idam edilmişti. Geriye kalanlar ise, Arap çöllerine
ve Anadolu’nun çeşitli şehirlerine sürgün edilmişlerdi. 1915
Ermeni tehcirinden önce, Kürtler 1914’te Bitlis’te tehcir
ve katliam uygulamalarına maruz kalmışlar idi. Bilim araştırmalarında
bu konunun gündeme getirilmemesi düşündürücüdür.
Sonuç olarak, 1914 Bitlis Kürt milli hareketi hakkında ortaya
çıkan belgelere bakılırsa, hareketin çok geniş siyasal boyutlara
sahip olduğu anlaşılmaktadır. Mala Selim’in liderliğinde
Bitlis’te ortaya çıkan Kürt milli hareketi, detaylıca incelendiği
taktirde, günümüzdeki Kürt iç ve dış siyasal ilişkilerine
önemli oranda katkı sunacağını düşünüyorum.
|