SAL: 6
HEJMAR: 141
20 Sibat 2006
ANASAYFA
YORUMLAR
KÜLTÜR
YAZARLAR
DENG YAYINLARI
DENG DERGİSİ
Dema Nû Arşiv
Roja Teze Arşiv
 
 

HAMAS lideri Halid Meşal’ın Ankara’da ağırlanması büyük yankılara neden oldu. En başta İsrail hükümeti ve ABD’deki Yahudi lobisi sert tepki gösterdi. Öyle ki, İsrail Hükümeti sözcüsü, “biz de Abdullah Öcalan’ı veya üst düzey adamlarını davet edip görüşseydik ne derdiniz?” gibisinden benzetmelerde bulundular. İsraillilerin, Hamas’la görüşülmemesine ilişkin gerekçeleri ise malum: Hamas İsrail’i tanımıyor, ona karşı sivilleri de kapsayan terör yöntemlerine başvuruyor ve bu işi İsrail’i ortadan kaldırıncaya kadar sürdüreceğini söylüyor. Yani onlara göre Hamas, görüşülmemesi gereken terörist bir örgüt.

Türk tarafı, ya da AKP yönetimi ise Hamas’ın seçimleri kazandığından, Filistin halkını temsil eden meşru güç olduğundan söz ederek, onunla görüşmenin doğal olduğunu söylüyor. Ayrıca Hamas’a, İsrail’in varlığını kabul etmesini ve şiddete son vermesini tavsiye ettiklerini, böylece yaptıklarının barış sürecine hizmet ettiğini belirterek bir çeşit arabulucu rolüne soyunuyorlar.

HAMAS’ın Türkiye’ye yaptığı ziyaret ve başlattığı tartışmalar, son günlerde yaşanan ve ülkenin kaderini yakından ilgilendiren önemli konuların gölgede kalmasına yol açtı. Bir anlamda HAMAS yöneticileri ve onları Türkiye’ye davet edenlerin, istemeyerek de olsa “Türk iyi saatlerde olsunlar”ına gecici yardımları oldu.

Önemli gelişmelerden birisi, Kulp’da ortaya çıkartılan toplu mezarda bulunan kemiklerin, yapılan DNA testi sonucu kaybolan köylülere ait olduğunun kesinleşmesi..

Bilindiği gibi toplu mezar ortaya çıktığında, 1993 yılında bölgede görev yapan Bolu Komando Dağ Taburu suçlanmıştı. Suçlamalara karşılık veren dönemin Genelkurmay 2. Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ, iddiaların “Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kanalıyla tazminat almak amacıyla” bölücüler tarafından dile getirildiğini söylemişti.

Casim RÊNAS

Du nûçeyên balkeş, armancên PKK ya îro û rûyê wê ya rastî, carekî dinê û bi zelalî destnişan dikin.

Nûçeya yeka ji Bismilê ye.

Li Bismilê, yek ji bi rêvabirên Partiya Civata Demokratîk (DTP), ku bi fermana Abdullah Ocalan hatiye damezrandin û bername û destura wê jî Ocalan bi xwe daniye, di şîna gerîllayek da, ku li Sêrtê şehîd bûbû usa dibêje: “Ew di xebata biratiya Kurd û Tirk da şehîd bû.”

Gotina hanê ya birêvabirê DTP, dubare kirina gotina Ocalan û berpirsên din yên PKKê ye. Ku gelek caran gotine û niha jî dibêjin “Ocalan sembola biratiya gelên Kurd û Tirk e.”

Bayram BOZYEL

Bir süre önce Danimarka’da bir gazetede yayınlanan karikatürler etrafında patlak veren kriz ile ilgili söylenmedik şey kalmadı. Bu zaten hep böyle oluyor, bir olay patlak verip etrafa zarar verdiği zaman üzerinde çokça konuşulup çözüm önerilerinde bulunuluyor, bir süre sonra da o dosya unutulmaya terk edilerek sıradaki başka bir sıcak krize geçiliyor. Bu Marmara depremi için de böyledir, Amerika’daki İkiz Kuleler’e yapılan saldırılar, Susurluk skandalı ya da son Şemdinli olayları için de böyle olmuştur hep.

Oysa maharet sorun çıkmadan tedbir almak, potansiyel patlama odaklarını görüp önceden kafa yorup önlemler geliştirmektir. Özetle asıl olan araba kazalarını önleyici tedbir ve sistemler geliştirmektir, kafalar yorulacaksa bu alanda çaba sarf edilmelidir. Bu yaklaşım aynı zamanda toplumsal sorunlar bakımından da geçerli.

Öte yandan bu türden önleyici yaklaşım, olay ya da olaylar sonrası izlenecek politika ve tutumların küçümsenmesi anlamına gelmez, tabi ki.

Dünyamız derin bir bölünmüşlük halindedir.

M.Emin Bozarslan

”Ji ewwel da vexwar şah û emiran
heta dor hate me jar û feqiran”.

Wi hozani di ciyeki di yê wê pirtûka xwe da ji peyvik bi vê maneyê weha bi kar aniye:

”Ji zewqê padişahan û emiran
gelek xweş bû dilê jar û feqiran”.

Evdirehim Rehmi di pirtûka xwe ya bi navê ”Gaziya Welat” da li ser rewşa Kurdan a dema Osmaniyan, bi vê maneyê weha ci daye vê peyvikê:

”Heqê jar û feqiran kes nepirsya, mal-i kir talan

Tevavê serwetê wan kir’ne bertil, dane bêmalan”.

Ali Haydar Koç

Osmanlı Devleti’nin 19.yy’ın ikinci yarısından sonra Kürdistan’da, uyguladığı eğitim/öğretim sistemi konusunda şimdiye kadar bilimsel araştırmaların yapılamayışı, Kürt toplum bilimcilerinin önemli bir eksikliğini ortaya koymaktadır. Osmanlı merkezi idaresi bir taraftan Kürdistan’da askeri, siyasal ve sivil kurumlarıyla bölgede varlığını hissetirirken, eğitim konusunda da çıkarlarını esas alarak çeşitli düzeylerde okulların açılmasına önayak olmuştu. Özellikle II.Abdulhamit (1876-1908) devri ile İttihat ve Terraki iktidarı (1908-1918) esnasında Kürdistan’da Osmanlı eğitim sistemi en sorunlu bölgelerden birini teşkil ediyordu. Osmanlılar Kürt bölgelerinde eğitim kurumlarını kendi siyasal düzenlerinin tesisi için çok önemli bir ideolojik araç olarak görerek önem veriyordular.1850-1918 yılları arasında Kürdistan’da hangi okulların bulunduğu, ne tür eğitim verdikleri, okulların eğitim dili ile Kürt çocukları-gençleri açısından bu okulların ortaya çıkardığı sosyal ve siyasal ilişki, etki ve gelişmeleri hakkında geniş bilgilere sahip değiliz. Kürt eğitim ve öğretim tarihinin şimdiye kadar araştırılmamış olması, Kuzey Kürdistan’da bilgi ve düşünce yoksunluğuna etki eden önemli nedenler arasındadır. Bu yazıda Kürt tarihinde olumlu/olumsuz yönleriyle 19.yy’ın ikinci yarısından 1918’e kadar Kürdistan’da önemli rol oynamış olan Osmanlı eğitim/öğretim sistemi ve uygulanış biçimi konusuna kısaca değineceğim.

Lokman POLAT

14-ê Sibatê roja evîndaran e. Êdî weke berê evînên mezin nayên jiyandin. Destan û çîrokên evîndaran nayên gotin. Romanên modern yên evîndariyê weke romanên evînî yên klasîk nîn in. Êdî roman û çîrokên evînî bi şêweyeke modern li gor evînên hevdem yên dema me têne nivîsîn. Lê, tehm û lezeta romanên evînî yên modern bi qasê yên klasîk nîn e. Romanên evînî yên klasîk weke evîn û evîndariyê bûne nemir.

Niha minaqeşeya ”gelo zewac evînê dikuje yan na?” tê kirin. Di derbarê evînê de dîtina bingehîn ev e ku; evîndar nagîşin miradê xwe û lewre jî evîna wan nemir e. Lêbelê di dema me de hinek evîndar digîşin miradê xwe û bi hevre dizewicin. Gelo zewaca wan evîndaran evîna wan dikuje?

 
Geri Dön Başa Dön Yazıcıya Ver