SAL: 6
HEJMAR: 141
20 Sibat 2006
ANASAYFA
YORUMLAR
KÜLTÜR
YAZARLAR
DENG YAYINLARI
DENG DERGİSİ
Dema Nû Arşiv
Roja Teze Arşiv
 
 

Ali Haydar KOÇ'un eski yazıları için Tıklayın

Eyalet-Federasyon idaresi istemi ve Kürtler

Osmanlı Devleti’nde Kürt nüfusu

İttihatçıların Kürdistan’daki bazı siyasal uygulamaları (1913-1917)

Türkiye-İsrail ve Kürtler

Kürdistan’da Misyoner Çalışmaları-Harput

Alevi-Bektaşi Edebiyatında Ermeni Aşıkları (Aşuğlar)

ALİ HAYDAR KOÇ
alihaydar-koc@arcor.de
Kürdistan’da Osmanlı Eğitiminin Genel Durumu

Osmanlı Devleti’nin 19.yy’ın ikinci yarısından sonra Kürdistan’da, uyguladığı eğitim/öğretim sistemi konusunda şimdiye kadar bilimsel araştırmaların yapılamayışı, Kürt toplum bilimcilerinin önemli bir eksikliğini ortaya koymaktadır. Osmanlı merkezi idaresi bir taraftan Kürdistan’da askeri, siyasal ve sivil kurumlarıyla bölgede varlığını hissetirirken, eğitim konusunda da çıkarlarını esas alarak çeşitli düzeylerde okulların açılmasına önayak olmuştu. Özellikle II.Abdulhamit (1876-1908) devri ile İttihat ve Terraki iktidarı (1908-1918) esnasında Kürdistan’da Osmanlı eğitim sistemi en sorunlu bölgelerden birini teşkil ediyordu. Osmanlılar Kürt bölgelerinde eğitim kurumlarını kendi siyasal düzenlerinin tesisi için çok önemli bir ideolojik araç olarak görerek önem veriyordular.1850-1918 yılları arasında Kürdistan’da hangi okulların bulunduğu, ne tür eğitim verdikleri, okulların eğitim dili ile Kürt çocukları-gençleri açısından bu okulların ortaya çıkardığı sosyal ve siyasal ilişki, etki ve gelişmeleri hakkında geniş bilgilere sahip değiliz. Kürt eğitim ve öğretim tarihinin şimdiye kadar araştırılmamış olması, Kuzey Kürdistan’da bilgi ve düşünce yoksunluğuna etki eden önemli nedenler arasındadır. Bu yazıda Kürt tarihinde olumlu/olumsuz yönleriyle 19.yy’ın ikinci yarısından 1918’e kadar Kürdistan’da önemli rol oynamış olan Osmanlı eğitim/öğretim sistemi ve uygulanış biçimi konusuna kısaca değineceğim.

Vilayet-i Şarkiyye’de milli düşüncelerin gelişiminde etkili olan eğitim meselesi, Osmanlı devleti açısından üç aşamalı bir problem olarak kabul ediliyordu. Buna göre: a)Müslüman okulları (çoğunlukla Kürt çocuklarının okuduğu okullar), b)Azınlık okulları (Ermeni, Süryani, Rum ve Yahudi çocukları), c)Yabancı –Misyoner okulları (Ermeni, Süryani, Rum çocukları). Ayrıca yabancı ve azınlık okullarında Kürt çocuklarının da okuduğuna dair bilgiler de mevcuttur. Osmanlı Hükümeti bölgedeki eğitim kurumları aracılığıyla Kürt çocuklarını kendi devlet ideolojisine (osmanlılık ve islamlık) bağlamaya çalışıyordu. Eğitim sistemindeki bu siyasal amacın Kürt sorununu bertaraf etmek için yeterli olmadığını farkeden II. Sultan Abdulhamit, İstanbul’da Kürt çocukları için “Aşiret Mekteplerini”(1892-1907) kurarak, nüfuzlu Kürt şahsiyetlerinin çocuklarını bölgeden uzaklaştırma siyasetini de devreye koymuştu. Ayrıca İttihat ve Terraki iktidarı döneminde Van, Erzurum, Sivas, Bitlis, Harput ve Diyarbakır vilayetlerinde “Terraki Mektepleri ve Medreselerinin” kurulmasına da önem verilmişti. İttihatçılar, bu okullar aracılığıyla kendi siyasal propagandalarını Kürt çocukları ve gençleri arasında yaygınlaştırma amacını taşıyordular.

Kürdistan’da 19.yüzyılın ikinci yarısından sonra varolan Osmanlı eğitim kurumları ilk, orta ve yüksek olmak üzere üç dereceli idi. İlk Öğretim: Sıbyan Mektepleri, Mektebi İbtidaiyeler (ilkokul), Orta öğretim: Rüştiye(ortaokul), İdadiler ve Sultaniler (lise),Yüksek öğretim: Darül-fünun (Üniversite). Diğer taraftan Kürdistan’da Kürt kültürü açısından önemli roller oynamış olan Medreseler de seviye itibariyle bugünün orta ve yüksek okullarına denk gelmekte idiler. Bunun yanında Osmanlı Hükümeti tarafından Kürdistan’da kurulan ve değişik meslek öğrenme alanlarını kapsayan Meslek okulları da bulunmaktaydı. Bütün bu okullarda, Kürt çocuk ve gençlerine; okuma-yazma, basit matematik işlemleri, ahlaki terbiye, din, hukuk, dil, edebiyat (Arap, Fars dilleri, hitabet, şiir ve gramer...), Tıp, Matematik, Geometri, Tarih, Kültür, Astronomi, Coğrafya ve değişik mesleklerde dersler veriliyordu. Okullarda resmi eğitim dili Osmanlıca, Arapça, Farça ve Kürtçe idi. Özellikle medreselerde hemen hemen tümüyle Kürtçe eğitim yapılıyordu. Osmanlı eğitim sistemi Kürt kültürüne cevap veremediğinden, Said-i Kurdi, İstanbul Hükümeti’nden, Kürdistan’ın Van Vilayeti’nde Medresetü’l Zehra adlı bir Kürt Üniversitesinin kurulmasını (1907) talep etmişti.

20.yy’ın başında Kürdistan’ın altı Vilayetinde 897 resmi okul bulunuyordu. Bu okulların bir kısmı müslüman öğrencilere tahsis edilmişken, büyük bir kısmında da azınlıkların öğrencileri okumaktaydı. Bazı okullarda kız ve erkekler beraber okuyordu, bazılarında ise sadece kız veya erkekler okumaktaydı. Kürdistan’da azınlıklar için kurulan okul sayısı her Vilayette Müslüman Kürtler için kurulan okullardan daha fazla idi. 20.yy’ın başında Kürdistan’ın Eruzum, Bitlis, Diyarbakır, Van, Harput ve Sivas Vilayetlerinde 1376 resmi ve özel okul bulunmaktaydı. Belgelerin eksikliğinden dolayı doğruluklarını tam olarak tastik etmesek de, genel olarak bu dönemde Kürdistan’da eğitim seviyesinin fazlasıyla düşük olduğunu bir çok istatistikten öğreniyoruz. Örneğin: Erzurum’un nüfusu 647.010, öğrenci sayısı 19.592, Diyarbakır’ın nüfusu 471.462, öğrenci sayısı 9.970, Sivas nüfusu 1.086.455, öğrenci sayısı 82.713, Harput nüfusu 575.314, öğrenci sayısı 22.411, Van nüfusu 430.000, öğrenci sayısı 4.042’dir. Beş Kürt Vilayetinde toplam olarak 3.210.241 kişi içinden 138.728 kişi okumakta idi. Birinci Dünya Savaşı esnasında Kürdistan’da genel olarak okul ve öğrenci sayısında büyük bir azalmanın olduğu fazlasıyla göze çarpan olgulardandır.

Sonuç olarak Osmanlı eğitim sistemi (Terraki Mektepleri ve Medreseleri hariç) Kürt toplumunu köken olarak inkar etmiyordu, ama Osmanlılık ve İslamlık ideolojisiyle merkezi hükümete bağlama gayesi taşıyordu. Eğitim sistemindeki bu biçimsel esneklik, Kürtler ile Osmanlı Devleti arasındaki siyasal ve askeri çatışmaların durmasını etkileyememişti. Bir çok okulda Kürt kültürü, tarihi, dili ve edebiyatı zorunlu ders olarak da işleniyordu. Yine 1880-1940 yılları arasında Osmanlı ve Türkiye devletlerine karşı ortaya çıkan Kürt milli hareketlerinde önemli roller oynayan bir çok Kürt siyasetçisi bu okullarda eğitim görmüştü. Ayrıca İttihatçilerin Kürdistan’da kurduğu “Terraki Mektepleri” ise tam aksine Kürtleri ulus olarak inkar etme amacı taşıyordu. Terraki Mektepleri modeli Türkiye Devleti tarafından 1928’den sonra sömürge Kürdistan’da Türkçü eğitim sisteminin uygulanmasında esas alınmıştı. Osmanlıların 19.yy’ın ikinci yarısı ile 20.yy’ın başında Kürdistan’da uyguladığı eğitim sisteminin araştırılması, Kürt eğitim tarihine küçük bir katkı sunacağı gibi, aynı zamanda günümüzde sömürge Kürdistan’da 83 yıldır uygulanan Türk ırkçı eğitim sisteminin de daha iyi anlaşılmasına yolaçabileceği düşüncesini taşıyorum.

 
Geri Dön Başa Dön Yazıcıya Ver