SAL: 6
HEJMAR: 141
20 Sibat 2006
 
ANASAYFA
YORUMLAR
KÜLTÜR
YAZARLAR
DENG YAYINLARI
DENG DERGİSİ
Dema Nû Arşiv
Roja Teze Arşiv
 
 

Kemal Burkay'ın Yazıları İçin Tıklayın

Yalancının mumu yatsıya kadar yanar

Türk Gladyosu tasfiye edilmedikçe…

Şili’de sosyalist devlet başkanı

Şemdinli’nin üstü örtülüyor

Okur mektupları, şiir ve siyaset üzerine…

Sağduyu ve hoşgörü gerekli

KEMAL BURKAY

HAMAS ve PKK…

HAMAS lideri Halid Meşal’ın Ankara’da ağırlanması büyük yankılara neden oldu. En başta İsrail hükümeti ve ABD’deki Yahudi lobisi sert tepki gösterdi. Öyle ki, İsrail Hükümeti sözcüsü, “biz de Abdullah Öcalan’ı veya üst düzey adamlarını davet edip görüşseydik ne derdiniz?” gibisinden benzetmelerde bulundular. İsraillilerin, Hamas’la görüşülmemesine ilişkin gerekçeleri ise malum: Hamas İsrail’i tanımıyor, ona karşı sivilleri de kapsayan terör yöntemlerine başvuruyor ve bu işi İsrail’i ortadan kaldırıncaya kadar sürdüreceğini söylüyor. Yani onlara göre Hamas, görüşülmemesi gereken terörist bir örgüt.

Türk tarafı, ya da AKP yönetimi ise Hamas’ın seçimleri kazandığından, Filistin halkını temsil eden meşru güç olduğundan söz ederek, onunla görüşmenin doğal olduğunu söylüyor. Ayrıca Hamas’a, İsrail’in varlığını kabul etmesini ve şiddete son vermesini tavsiye ettiklerini, böylece yaptıklarının barış sürecine hizmet ettiğini belirterek bir çeşit arabulucu rolüne soyunuyorlar.

Belli ki tartışmalar sürecek ve sorun daha da büyüyecek… Peki kim haklı? Yada kim haksız?.

Bu sorumuza bakıp bizim bu işte hakemliğe soyunduğumuzu sanmayın, sevgili okurlar. Bu bizim işimiz değil. Ancak bu tartışma aklımıza başka şeyler getirdi: Böylesine barış elçiliğine soyunan Türk tarafı neden kendi ülkesindeki sorunu çözmek, on yıllardır yaşanan çatışmayı sona erdirmek için herhangi bir adım atmıyor?

Eğer amaçlarına ulaşmak için şiddete başvurmak terörse (ki bize göre her şiddet olayı terör sayılsa bile, terörizm değil; ulusal kurtuluş için silahlı direniş de bir haktır) Hamas’ la PKK’nın yaptıkları arasındaki fark ne? Hatta Hamas’ın terörü, özellikle sivil, savunmasız insanlara karşı olanlar, PKK’nınkini ona katlar…

Eğer Hamas İsrail’i tanıdığı, şiddete son verdiği zaman onunla görüşmek doğal ve gerekliyse o zaman neden siz, zatı aliniz PKK ile görüşmeyi hiç düşünmüyorsunuz? Hatta PKK geçmişte kaç kez tek taraflı olarak ateşkes ilan etmişken? Ki bunlardan sonuncusu yedi yıl önce Öcalan yakalandıktan sonra gerçekleşti. Öcalan silahları susturmakla kalmadı, şiddete tövbe etti; Kürt halkının tüm temel istemlerini bir yana itti; Türk üniter devletini, onun ideolojisi Kemalizmi savunur oldu ve partisi de kuzu kuzu onu izledi…

Daha ne isterdiniz? PKK’nın dağdaki silahlı adamları mı sorundu? Onları da isteğinize uygun olarak sınırın öbür yanına çekmedi mi? Hatta Öcalan ve partisi, onlarca kez, eğer bir genel af çıkarılırsa silahları tümden teslim edip sivil yaşama geçmeyi önermediler mi? Bugün de aynı şeyi söylemiyorlar mı?

Demek ki PKK’yı muhatap almanıza bile gerek yok! Bir genel siyasi af, Kürt sorununu değilse bile, şu terörist dediğiniz, üzerine bunca demagoji yaptığınız PKK sorununu çözmek için yeterli.. Neden bunu yapmadınız ve yapmıyorsunuz?

Yoksa PKK size çok mu gerekli? Onsuz olmaz mı? Bu terör oyununun ve bahanesinin sürmesi ülkenin militarist güçlerine, ırkçılara, şovenlere, AB karşıtlarına, demokrasi düşmanlarına çok mu gerekli?.

Buna kuşku yok. Bu ülkede bunu görmeyen aptaldır.

Yeniden Kürt sorununa gelelim. Elbet Kürt sorunu, PKK sorunu demek değildir. O belki bir yan ürün…

PKK eğer, bütün bunlara rağmen görüşemeyeceğiniz bir “terörist”se, sahnedeki legal partilerle görüşün. Seçim barajını yüzde 10’a çıkarmasanız Kürt sorununun çözümünden yana partiler, kimisi zatı aliniz ve PKK tarafından çarpıtılmış ve gedikli düzen partilerine benzetilmiş de olsalar, parlamentoda grup kuracak kadar oy alıyorlar. Hamas nasıl Filistinlilerin oylarını alıp temsil yeteneği kazanıyorsa, bu partiler de, Diyarbakır başta olmak üzere, Kürt illerinden, yani Kürdistan’dan yererince oy alıyorlar. Ama oyların yüzde 60’ını, 70’ini aldıkları yerlerde bile onlar değil, AKP, CHP ve ötekiler temsilci çıkardılar..

Bu engeller, bu duvarlar neden?

Ya Kürdistan’da halkın oyuyla seçilmiş belediye başkanlarına ne dersiniz?

Ama bunlar hiç önemli değil, değil mi? Size göre bir Filistin var, ama bir Kürdistan yok! Size göre hakları “Yahudi devletine karşı” korunması gereken Müslüman Arap kardeşleriniz var; ama ülkesi parçalanmış, Filistinlilerden beter biçimde ezilen bir Kürt halkı yok… Varsa da yok sayılması, yok edilmesi gerek!.. Onun Müslümanlığı da hiçbir önem taşımıyor… Onun ne silahlısı ne silahsızı ile, ne savaşçısı ne barışçısı ile görüşülür; öyle değil mi?..

Onlar, hatta zoraki sınırlarınızın ötesinde bile herhangi bir hak ve özgürlüğe sahip olmamalılar, değil mi?..

Sevgili okurlar, işte şu HAMAS-PKK tartışması benim aklıma tüm bunları getirdi…

 
Geri Dön Başa Dön Yazıcıya Ver