Tarihçiler,19.yy’dan itibaren yönetim ve yönetime bağlı işleyen kurumların tarihine ilgi duyarak, yönetim mekanizmaları üzerine araştırmalar yaparak, resmi/gayr-i çeşitli arşiv belgelerinden yararlanarak, konuya tarihi verilerle açıklık getirmeye çalışıyorlardı. Yönetim tarihine ait bilgilerin, 19.yy’dan sonraki zaman süreciyle sınırlı olmadığı, çok eski bir geçmişe sahip olduğu bilinmektedir. Avrupa’da milliyetçi düşüncelerin ortaya çıkmasıyla, yönetim tarihi devlet kavramı ile bütünleştiğinden, siyaset bilimcileri ve tarihçiler arasında daha çok araştırmalara konu edilmiş idi. Türkiye’de yönetim tarihi ile ilgilenen bazı tarihçiler, ağırlıklı olarak araştırmalarında Türk yönetim tarihini, 1923’ten sonraki süreç ile başlatmaktadırlar. Çok az Türk tarihçi ise, 19.yy. Osmanlı yönetim tarihini inceleyerek, yönetim ve yönetime bağlı kurumları daha farklı bir bakış açısıyla inceleyerek, yönetim tarihinin cumhuriyet dönemi ile sınırlı olmadığını göstermeye çalışmaktadır.
Türk tarihçilerin, 20.yy’ın başından itibaren yönetim/kurumsal yapı konusunda yaptıkları araştırmalarda sadece Türk yönetim ve kurumlar tarihine temas ederlerken, Osmanlı devlet yönetimine kısmi olarak bağlı bulunmuş olan,19.yy. Kürt yönetim olgusunu ise, kendi çalışmalarının dışında tutmaktadırlar. Türkiye’deki tarihçiler tarafından, yönetim tarihi ile ilgili Osmanlı arşiv belgelerine dayanarak oluşturulan bibliyografik kaynaklar arasında, Kürt yönetim tarihi ile ilgili belge, evrak ve Osmanlı devleti ile yapılan resmi yazışmalarla ilgili bilgileri görmek mümkün olmadığı gibi, ayrıca bu tarihi vesikaların, araştırma yapmak isteyen Kürt tarihçilerine sunulmaması konusunda da tasnif esnasında önlemler almaktadırlar. Şimdiye kadar ortaya çıkan sonuçlara bakıldığında, Türk tarihçilerin bilimsel çalışmaları arasında, arşiv belgelerinin tasnifi ve bibliyografya oluşturma esnasında alınan önlemler de yer almaktadır.
Kürt yönetim ve kurumsal tarihinin en önemli dönemlerinden biri olan 19.yy’a ait kurumsal bir Kürt arşivinin ve birinci elden kaynaklardan oluşan özel bir bibliyografyasının şimdiye kadar meydana çıkmaması, Kürt tarihçilerin, geçmişe ait Kürt yönetim ve kurumsal tarihine dair araştırmalara ilgi duymadığına işaret etmektedir. Oysa 19.yy’dan sonra ulusal devlet kuran toplumlar, her şeyden önce geçmişlerine ait önemli olarak değerlendirdikleri yönetim ve kurumsal tarihlerine vurgu yaparak, bununla ulusalcı yönetimlerini/kurumlarını güçlendirerek, ulusal devletlerini tarihi bir zeminin kökleri üzerinde açıklamaya çalışıyordular. Bu günkü yazımda, Kürt tarihçilerin pek ilgi duymadığı ve Kürt toplumu açısından önemli bir olgu olan yönetim ve kurumlar tarihine ait şimdiye kadar kurumsal bir arşiv ve uzman bir bibliyografyanın ortaya çıkmaması hakkında bazı kısa bilgiler vermeye çalışacağım.
Kürdistan’da, 19.yy’a kadar Osmanlı imparatorluğunun bir ortağı olarak, kendi yönetimleri ve kurumlarıyla hareket eden Kürt Beyleri/Emirleri, din adamları, 19.yy’dan sonra Osmanlı merkezi yönetimi ile çatışmalı döneme girmiş oldukları halde, kendi yönetim ve kurumsal uygulamalarını, Kürt toplumu içerisinde sürdürüyordular. Bedirhan ailesi bu konuya en iyi örnek teşkil etmektedir. Kürdistan,da yönetimde ve kurumlarda çalışan yönetici kadroların hemen hemen hepsi Kürtlerden oluşuyordu. Bütün bu çalışmalarda, resmi evraklardan oluşan, arşivler oluşturulmuştu. Bütün bu resmi evrakların birer nüshası, üst çatı rolünde olan Osmanlı merkezi yönetimine yollanıyordu. Kürdistan’da, Osmanlı devletinin yıkılışına kadar birer nüshası dosyalanarak arşivlenen, Kürdistan’daki yönetim ve kurumların işleyişini ortaya çıkarmamıza yarayan bu resmi evrakların akıbeti hakkında tam bir bilgiye sahip olmamakla birlikte, 1925’ten sonra Türkiye tarafından büyük oranda imha edildikleri ve bazı evrakların da trenlere yüklenerek, Türkiye arşivlerine taşındığı bilinmektedir. Kürdistan’da resmi ve gayr-i resmi olarak arşivlenen bu evraklar, Osmanlıca dili ile yazılmıştı. Bu belgeler arasında Arap alfabesiyle, Kürt dilinin de kullanıldığına dair bilgiler de mevcuttur.
Kürtlerin, 20.yy’ın başlarından sonra çeşitli imkansızlıklardan dolayı koruyamadığı arşiv belgelerinin birer nüshası, günümüzde Türkiye arşivlerinde bulunmaktadır. Osmanlı devrine ait Kürt yönetim ve kurumsal tarihine dair belgelerin ekseriyeti, Başbakanlık Osmanlı arşivinde, değişik bölümlerde tasnif edilerek, korunmakta/ayıklanmaktadır. Örneğin: BOA’da 19.yy. Kürt yönetim ve kurumsal tarihine ait arşiv belgeleri çoğunlukla, Hatt-ı Hümayun Tasnifi, Ali Emiri Tasnifi, İbnülemin Tasnifi, Muallim Cevdet Tasnifi, Yıldız Tasnifi, Bab-ı Ali Belgeleri, Mühimme Defterleri, Ayniyat Defterleri, Tanzimat-ı Hayriyye Defteri, Sicill-i Ahval Defterleri, Meclis-i Vala Defterleri, Meclis-i Tanzimat Defterlei, Salnameler ve Şer’iyye Sicilleri adı altında yapılan tasniflerde bulunmaktadır. Ayrıca beş grup adı altında tasnif edilen İrade Tasnifleri - Dosya Usulü İradeler, Eyalet-i Mümtaze İradeleri, Mesail-i Mühimme İradelerine ait tasnifler ile Kamil Kepeci Tasnifi, 19.yy. Osmanlı ve Kürt yönetim tarihine ait geniş bilgiler içermektedir. Ayrıca Topkapı sarayı arşivi ve Yıldız arşivinde de Kürt yönetim ve kurumlar tarihini yakından ilgilendiren çokça arşiv belgesi bulunmaktadır.
Kürt tarihçiler, bütün bu tasnif edilmiş/edilmekte olan arşiv bölümlerinden yararlanarak, Kürtlere ait evrakları konularına göre ayrıştırarak,inceleyerek, kurumsal anlamda, Kürt yönetim ve kurumlar tarihini de içine alan, Osmanlı devrine ait bir Kürt arşivini oluşturabilirler. Bu arşiv evrakları ışığında, konularına göre sistematik bir şekilde düzenlenmiş, Kürt yönetim ve kurumlar tarihini ilgilendiren bir kaynakçalar bibliyografyasını da oluşturmak mümkündür. Hala Kürt yönetim ve kurumlar tarihi hakkında, tarihi belgeler anlamında, toplu bilgilere sahip değiliz.