SAL: 6
HEJMAR: 166
15 Ağustos 2006
ANASAYFA
YORUMLAR
KÜLTÜR
YAZARLAR
DENG YAYINLARI
DENG DERGİSİ
Dema Nû Arşiv
Roja Teze Arşiv
 
 

Ali Haydar KOÇ'un eski yazıları için Tıklayın

Eyalet-Federasyon idaresi istemi ve Kürtler

Osmanlı Devleti’nde Kürt nüfusu

İttihatçıların Kürdistan’daki bazı siyasal uygulamaları (1913-1917)

Türkiye-İsrail ve Kürtler

Kürdistan’da Misyoner Çalışmaları-Harput

Alevi-Bektaşi Edebiyatında Ermeni Aşıkları (Aşuğlar)

Kürdistan’da Osmanlı Eğitiminin Genel Durumu

Kürt Kültürü Üzerine Bazı Düşünceler

Amele –Ölüm Taburları (1914-1918)

Türk Ordusu ve Kürdistan

Dış Mihraklar ve Dış Mihrakların Maşası kavramları Üzerine

Türkiye’de çok partili dönem ve Kürtler

Türkiye, devlet terörü, şiddet ve Kürdistan

Doğu Cephesine Dair (1916-1917)

Tarih yazıcılığı ve Kürtler

Güney Kürdistan, Irak ve Türkiye

Egemenlik kavramının Kürdistan’daki anlamı üzerine

Üç Siyasal Antlaşma-1926

Çaldıran Gazetesi-1914

Dağkapı (1925) ve Buğday Meydanının (1937) Hatırlattıkları

Kürt Köylüleri ve Unutulanların Coğrafyası

Şark Islahat Projesi (1914) ve Kürtler

İki Yüzlü Düşünenler

Tarihi eser, müzecilik ve Kürtler

Etnik Kavramı ve Kürtler

Chester Projesi ve Kürdistan

Kürtler ve Türk Milli Bayramları

Birinci Dünya Savaşı ve Kürt Çocukları

Kürtler, Arap Ülkeleri ve Filistin

Kürt Nüfus yapısına Türkiye’nin Yaklaşımı .I

Kürt Nüfus yapısına Türkiye’nin Yaklaşımı .II

ALİ HAYDAR KOÇ
alihaydar-koc@arcor.de
Bitlis Kürt Milli Hareketi (1914)- 1

Birinci Dünya Savaşı’ndan önce ve savaş esnasında İttihat ve Terraki iktidarı, 1913’ten itibaren Kürdistan’daki vali, bürokrat, mutasarrıf ve yüksek rütbeli askerlerin yetkilerini geniş bir şekilde artırmıştı. Aynı dönemde Batı Avrupa ülkelerinin ve Rusya’nın zorlamasıyla, Şubat 1914’de “Şark Vilayetleri Islahat Projesini” imzalamak zorunda kalan İttihak ve Terakki Hükümeti, iç ve dış siyasal zayıflıklarını kapatmak için, Kürtlere karşı saldırgan bir politika izleme gereği duyarak, Kürt ulusal muhalefetini bastırma çalışmalarına da hız vermişti. Nüfuz sahibi Kürt siyasetçileri ise, ağırlıklı olarak 1913’ten itibaren Abdurrezak Bedirxan aracılığıyla Rusya ile diplomatik ilişkileri geliştirme arayışına girmişler idi. Şeyh Ubeydullah hareketinden sonra, İngiltere ile diplomatik ilişkilerini sınırlayan Kürt seyitleri, şeyhleri ve melaları (Molla), Abdurrezak Bedirxan’ın Rusya’da (Tiflis) yürüttüğü diplomatik çalışmalara olumlu bakarak, destekliyorlardı. Rusya ile ilişkilerin kurulmaya çalışıldığı bir dönemde, 1913’te mela (Molla) Selim tarafından planlanan ve Hizanlı Gavs ailesinden Şeyh Şahabettin’inin desteğiyle yürütülen 1914 Bitlis ayaklanması, bu sürecin ilk örneğidir. Mela (Molla) Selim, Bingöl Zazalarından olup, bazı kaynakların verdiği bilgilere göre Melekanlı, bazılarına göre ise, Karlıova’nın Xelifan köyündendir. Kendisi Bitlis’te, Şeyh Şahabettin’inin (Halifesi) medresesinde yetkili bir kişi olarak görev yapıyordu.

Mela (Molla) Selim liderliğinde Mart 1914’te Bitlis’te başlayan “Bitlis Kürt milli hareketi”hakkında şimdiye kadar ikinci/üçüncü elden kaynaklarda birbirini tutmayan, çelişkilerle dolu bilgiler aktarılmıştır. Osmanliıarşiv vesikalarında“Bitlis Hadisesi veya Molla Selim isyanı”olarak kayıtlara geçen bu hareket hakkında Osmanlı, İngiliz ve Alman arşivlerinde çokça vesika bulunmaktadır. Ben Rusya arşivleri hakkında birebir bilgi sahibi degilim, ama olayın siyasal gidişatına bakılırsa, Rusya arşivlerinde de “Bitlis Hadisesi”hakkında bilgilerin olması, güçlü bir ihtimaldir. M.S.Lazarev, B.Niktin ve C.Celil, konuyu eserlerinde kısaca işlemelerine rağmen, Rus vesikları hakkında geniş bilgi vermemektedirler. Şimdiye kadar Rus, Ermeni ve Türk tarihçilerinin, Bitlis Hadisesi hakkında verdikleri bilgiler, taraflı olup, çokça yanlışlıklar içermektedirler. Birinci Dünya Savaşı öncesi ve savaşın ilk aylarında devam eden Bitlis Hadisesi, Kürt-Rus, ve Kürt Ermeni siyasal ilişkilerinin açıklanmasında da çok önemli bir yere sahiptir. Ben bu yazıda, dış ve iç siyasal ilişkiler bakımından geniş bir araştırmanın kapsamına giren 1914 Bitlis Kürt milli hareketini, eldeki bazı Osmanlı arşiv vesikları ve Türkiye’de bu vesikalara yakın bilgiler veren eserlerden yararlanarak, Osmanlı devletinin Bitlis hadisesine siyasal bakışını ve harekete karşı aldığı tedbirler hakkındaki bazı bilgileri, kısaca vermeye çalışacağım.

1914’te Osmanlı vesikalarında sık sık işlenen konulardan biri, Rusya’nın, Kürt ve Ermenilere yönelik izlediği politikadan bahsedilmekte ve özellikle Abdurrezak Bedirxan’ın ismine dikkatler çekilmektedir. Konu hakkında yazılanlardan bazı örnekler verirsem; Yusuf Hikmet Bayur, ”Türk inkilabı tarihi” adlı yapıtında, Bitlis hadisesine daha farklı yaklaşarak, Kürt-Rus diplomatik ilişkilerini basitleştirerek, Rusların, nüfuzlu Kürtler’e maddi olanaklar sağlamasına bağlamaktadır. Bayram Bayraktar “1914 Bitlis ayaklanması” adlı makalesinde ise, Rusya’nın himayesindeki bir Otonom Kürt iktidarının kurulması olarak değerlendirmektedir. Mustafa Balcıoğlu, “Birinci Dünya Savaşı öncesinde Bir Rus Komplosu: Şeyh Selim Ayaklanması” adlı çalışmasında, olayın sebebini Şerifliğin ilanına bağlayarak, Molla Selim’ın Taşnak Komitesinden Rahip Vartan Vartabet ile görüşerek işbirliği teklifi yaptığını..., Bitlis’teki“Rus Konsolosluğu’nda başlayan, Rus Konsolosluğu’nda biten bir isyandır” yorumunu yapmaktadır.

Garo Sasoni ise, hareketin amacının köklü bir bağımsızlık olduğunu, isyanın gerçek lideri olan Molla Selim’ın Ermeni yetkililerle ilişkiler geliştirmeye çalıştığını..., “...Melekanlı Molla Selim, 1913’te Bitlis’e gitme bahanesiyle Muş yakınlarındaki Surp Garabet Manastırı’na uğrar, Daron Taşnak Merkez Komitesi azası olan Rahip Vartan Vartabet ile görüşerek, Şeyh namına Ermeni ve Kürtlerin birliğini teklif ettiğini..., Molla Selim’in ikinci kez Daron’a geldiğini, bu görüşmede antlaşma yaptıklarını...., ama daha sonra Ermenilerin varılan bu mutakabata bağlı kalmadıklarını ve Kürtlere saldırdıklarından” söz etmektedir. M.Van Bruinessen ise, ulusal yönü ağır basan islami bir hareket olarak değerlendirerek, diğer Kürt liderler, Mela Selim ve Şeyh Ali’ye destek vereceklerine dair söz verdiler, fakat gerekli olduğunda vermedikleri biçiminde bilgiler aktarmaktadır. Kadri Cemil Paşa, Bitlis Kürt milli hareketini “dini ve geri düşüncelerin etkisiyle yapılan bir hareket olarak değerlendirmektedir. Gülcan Bahtiyar, Bitlis Kıyamı- 1914 adlı makalesinde, “Mela Selim, Şeyh Sahabettin, Seyyid Ali öncülüğünde 1913 yılında “Rexistina İrşad”adlı bir Kürt örgütünün Şirvan’da kurulduğunu ve bu örgütün Seyyid Ali’nin kardeşi Şeyh Reşit tarafından İttihatçılara ihbar edildiğini..., bu örgütün çalışmaları sonucunda 1914’teki Bitlis hareketinin başladığını, kıyama Abdurrezzak, Yusuf Kamil, Şeyh Taha ve Simko gibi ünlü şahsiyetlerin de katıldığını“ aktarmaktadır. Ayrıca B.Nikitin, F.Dündar, M.S.Lazarev, ve C.Celil vs.gibi araştırmacılar da, Bitlis hareketi hakkında kaynakçalı bilgiler vermektedirler.

Mela (Molla) Selim isyanı, o dönemin Osmanlı gazetelerine de haber olmuştu. Örneğin İkdam gazetesi, 13 Mayıs 1914 sayısında şu bilgileri aktarmaktadır: “yapılan Osmanlı-Rus görüşmelerinde, karşılıklı siyasi,iktisadi çıkarlardan söz edilmekte ve...bundan maada Bitlis isyanının sergedelerinden elyevm Rus Konsoloshanesindeki Molla Selim meselesinin dahi halli için Talat Bey’ce Ruslara teklif edilmesi ihtimaldir”. Tanin Gazetesinin 21 Nisan 1914 adlı sayısında “Bitlis Vukuatına ait tafsilat“ başlıklı yazıda; “Hükümet Bitlis’te bir hareketin olacağını öğrenince, Bitlis’e bir Nasiha( Nasihat) heyetini gönderdiğini, Molla Selim’in, Valiyi makamına çağırdığını, fakat valinin bu teklifi reddetiğini, Molla Selim’in Şeyh Şehabettin ve Seyyid Ali’ye metuplar yazarak, hükümetin kendileri hakkında idam kararı aldığını, adamlarını toplayıp Bitlis’e hareket etmelerini örgütlediğine...”dair bilgiler bu haberde çok geniş bir şekilde ele alınmaktadır.

 
Geri Dön Başa Dön Yazıcıya Ver