SAL: 6
HEJMAR: 182
14 Aralık 2006
ANASAYFA
YORUMLAR
KÜLTÜR
YAZARLAR
DENG YAYINLARI
DENG DERGİSİ
Dema Nû Arşiv
Roja Teze Arşiv
 
 

Mesud Tek'in Yazıları eski yazıları için Tıklayın

MGK’nin yeni yıl hediyesi...

İspanyol General ve Ağca

Yavaş ama emin adımlarla ilerlemek...

Saygı Mı? Özgürlük Mü?

Aynaya Bakma

Buzdağının Ucu (Mu?)

Söyleyemediklerim ve yapmadıklarımız..

Arapsaçı

“Çeteler Cenneti”

Halepçe Olayları Neyi Gösteriyor, Neyi Gerektiriyor?

Acaba Öyle Mi?

Kansere Razı Etmek İçin Ölümle Tehdit Etmek

Güneyli Kürtlerin Büyük Sınavı

İpe Un Sermek

Sadak’ın Sadakati

Tek Yanlı Aşk

Süreç ve Önümüze Koyduğu Görevler

Erdoğan’ın Sınavı

Filmi Başa Sarmak

“İyi Çocuk”lar Cenneti..

Yanlışta Israr

Zeytin Dalı

Madımak

Ektiğini Biçmek!..

Şahinler ve Riyakarlar

Başbakan Doğru Söylemiyor

Hizaya Getirmek

Kirlenme, Çürüme Ve Çifte Standart

Yapışık Üçüzler

Enfal

“Qandil Gönüllüleri”

Başbakan’ın TİT Aşkı

Sıcak Günler

Cadı Kazanı

“Paşalar Cumhuriyeti”

Her İkisi de Aynı Orhan Pamuk

Törkiş İşi Demokrasi Ve Sivil Çözüm!..

Hayalleri Yasaklamak

Sembol mü?

Bir Kez Daha Kerkük Üzerine

“Ne Olacak Bu Irak’ın Hali”?

Gelenek

MESUD TEK
 
Geç Olmadan

ABD Dışişleri eski bakanlarından James Baker ile ABD Senatosu eski üyelerinden Lee Hamilton başkanlığındaki grubun hazırladığı Rapor’un, ABD hükümeti tarafından ne ölçüde dikkate alınacağı henüz belli değil.

Ama belli olan bir şey var.

O da Rapor’un Kürtler arasında yarattığı endişe ve huzursuzluk.

Güneyli Kürtler, haklı olarak “ABD bir kez daha bizi yarı yolda mı bırakacak” kaygısını taşıyorlar.

Diğer parçadan Kürtler de aynı endişeyi duyuyorlar, Güneyli kardeşlerinin kaygılarını paylaşıyorlar.

Çünkü Rapor, sözkonusu kaygıları haklı çıkaracak önerileri içeriyor.

Irak Çalışma Gurubu’nun Raporu, Irak Anayasası’nın yeniden gözden geçirilmesini, güçlü bir merkezi hükümetin kurulmasını talep ediyor.

Rapor ayrıca, petrol ve öteki doğal kaynakların kontrolünün ve işletilmesinin merkezi hükümetin denetiminde kalmasını, Kerkük ve araplaştırma politikasına maruz kalan öteki yerleşim birimlerine ilişkin Anayasa’nın 140. maddesinin uygulanmasının ertelenmesini içeren önerileri de barındırıyor.

Bu ve benzeri talepler de, Rapor’un başta Kürtler olmak üzere Irak halklarının iradesini yok sayan bir anlayışla ve 2003 yılından bu yana Irak’da yaşanan gelişmeler görmezden gelinerek hazırlandığını gösteriyor.

Ve Rapor bu haliyle, daha ziyade, eşkiyayı düze indirmek için, eşkiyanın arkasındaki ağa karşısında dize gelme, ona biat etme metnine benziyor.

Çünkü sözkonusu talepler Saddam rejiminin yıkılmasıyla birlikte iktidarı ve imtiyazlarını yitiren Sunni Araplarla BAAS kalıntıları ve bu kesimleri destekleyen Arap gericileri ve milliyetçileri tarafından dile getiriliyordu; getiriliyor..

Irak Çalışma Gurubunun hazırladığı Rapora ilk tepkilerin Kürtlerden gelmesi doğal.

Çünkü Rapor’da yer alan bir kısım öneriler, Güney Kürdistan’daki ulusal kazanımları tehdit eder nitelikteler.

Bu nedenle de Kürdistan Bölgesi Başkanı Mesud Barzani, yaptığı açıklamada Rapor’u eleştirdi. Raporu tanımayacaklarını dile getirdi.

Mesud Barzani’nin Güney Kürdistan Siyasi Önderliği’nin tavrını da yansıtan bu açıklaması, hemen hemen tüm Güneyli Kürt örgütleri tarafından desteklendi.

Kanımca tüm parçadan örgütler de Kürdistan Bölge Başkanı’nın açıklamasını desteklemeli, arkasında durmalı.

Bu, onların yurtsever olmalarının da bir gereğidir.

Ama bu kadarı yeterli değil.

Bu adımı, her parçadan Kürt örgütlerini biraraya getirecek, onlar arasında iş ve güçbirliğini sağlayacak bir yapının oluşturulması takip etmelidir.

Irak Çalışma Gurubu’nun Raporu, Irak’daki çatışmaların vardığı boyut, başta TC olmak üzere öteki sömargecilerin bölgede giderek artan çaba ve faaliyetleri, önümüzdeki dönemin Kürtlerin kaderini yakından ilgilendiren gelişmelere gebe olduğunun ipuçlarını veriyor.

Kürtler bu kez hazırlıksız yakalanmamalı, yumurta kapıya dayanmadan harekete geçmeliler.

Kaderimizi yakından ilgilendiren sıcak gelişmeler karşısında kararlı olmak, ulusal kazanımları korumak ve demokratik haklarımızı savunmak amacıyla, tüm parçadan yurtsever örgütlerin el ele vermesi, iş ve güçbirliği yapması gerekiyor.

Tüm parçadan Kürt örgütlerini biraraya getiren ve onlar arasında iş ve güçbirliğini sağlayan bir yapı oluşturmak, bugün de kutsal bir görev olarak önümüzde durmaktadır.

Bu kutsal görevin yerine getirilmesi için, Güney Kürdistan Siyasi Önderliği başta olmak üzere, her yurtsever kişi ve örgüt üzerine düşeni yapmalıdır.

Ancak böylelikle Güney’deki ulusal kazanımları korur, Kürdistan üzerinde oynanan oyunları boşa çıkartabiliriz.

 
Geri Dön Başa Dön Yazıcıya Ver