SAL: 6
HEJMAR: 161
11 Temmuz 2006
ANASAYFA
YORUMLAR
KÜLTÜR
YAZARLAR
DENG YAYINLARI
DENG DERGİSİ
Dema Nû Arşiv
Roja Teze Arşiv
 
 

Ali Haydar KOÇ'un eski yazıları için Tıklayın

Eyalet-Federasyon idaresi istemi ve Kürtler

Osmanlı Devleti’nde Kürt nüfusu

İttihatçıların Kürdistan’daki bazı siyasal uygulamaları (1913-1917)

Türkiye-İsrail ve Kürtler

Kürdistan’da Misyoner Çalışmaları-Harput

Alevi-Bektaşi Edebiyatında Ermeni Aşıkları (Aşuğlar)

Kürdistan’da Osmanlı Eğitiminin Genel Durumu

Kürt Kültürü Üzerine Bazı Düşünceler

Amele –Ölüm Taburları (1914-1918)

Türk Ordusu ve Kürdistan

Dış Mihraklar ve Dış Mihrakların Maşası kavramları Üzerine

Türkiye’de çok partili dönem ve Kürtler

Türkiye, devlet terörü, şiddet ve Kürdistan

Doğu Cephesine Dair (1916-1917)

Tarih yazıcılığı ve Kürtler

Güney Kürdistan, Irak ve Türkiye

Egemenlik kavramının Kürdistan’daki anlamı üzerine

Üç Siyasal Antlaşma-1926

Çaldıran Gazetesi-1914

Dağkapı (1925) ve Buğday Meydanının (1937) Hatırlattıkları

Kürt Köylüleri ve Unutulanların Coğrafyası

Şark Islahat Projesi (1914) ve Kürtler

İki Yüzlü Düşünenler

Tarihi eser, müzecilik ve Kürtler

Etnik Kavramı ve Kürtler

Chester Projesi ve Kürdistan

ALİ HAYDAR KOÇ
alihaydar-koc@arcor.de
Kürtler ve Türk Milli Bayramları

Türkiye Cumhuriyetinin kuruluşundan günümüze kadar sömürge Kürdistan’da sürekli bir şekilde kutlanan milli bayramlar, anma ve kutlama törenleri, Türk bilimadamları, sanatçıları, araştırmacıları, siyasal partileri ve halkbilimcileri tarafından tek taraflı olarak ele alınarak, incelenmekte ve bu çalışmalarda Kürt toplumuna ait ulusal değerler hiç bir şekilde dikkate alınmamaktadır. Türk milli iradesinin, milli gururunun, milli kültürünün, geleneklerinin ve ulusal zaferlerinin kurumsal ve yazınsal olarak işlendiği bu milli bayramlarda ve anma törenlerinde,Türk ırkçılığı ve Türk milli birliğinin Kürdistan’da sağlam tutulması propagandası sık sık yapılmaktadır. İnsanlık tarihinde ulusal devletlerin ortaya çıkışıyla birlikte, kültür düzeyi ne olursa olsun, her ulus/toplum kendi tarihinde geleneksel değerleri arasında yeralan bayramları/anma günlerini törenlerle kutlayarak, geçmiş tarihlerini canlı tutarak, yad ederler. Bu ulusal törenlerde diğer ulusların, toplulukların ve cemaatlerin milli kültürlerine büyük bir itina ile saygı gösterilmektedir. Türkiye’nin Kürdistan’daki inkarcı siyasal ve kültürel yaklaşımı, 20.yy’ın son çeyreğine kadar sömürgesi olan ülkelerin siyasal/kültürel uygulamalarından çok farklılıklar göstermektedir. Örneğin;Hindistanlılar, Iraklılar, Mısırlılar ve Pakistanlılar ingiliz milli bayramlarını kutlamak zorunda bırakılmıyordular.

Kürdistan’da, Türkiye tarafından uygulanan sömürgecilik anlayışının temelinde Türk ırkçılığı esas alındığı için, Kürtler, Türkler için milli anlamda önemli olan bütün milli bayramlara, anma törenlerine ve mahalli kurtuluş günlerine katılarak, kutlamak zorundadırlar. Türkiye Cumhuriyetinin Kürdistan’da kurumsallaşmasını sağlayan siyasal olgulardan biri sayılan Türk milli bayramları ve diğer günlere ait anma törenleri, aynı şekilde her Kürt vatandaşının yerine getirmesi gereken milli görevleri arasında sayılmaktadır. Türk milli bayramlarının Kürdistan’da kutlanmasında ve geliştirilmesinde Türkiye aydınlarının çok önemli bir rolü vardır. Cumhuriyet tarihi boyunca hiç bir zaman Kürdistan’daki Türk milli bayramları gibi haksız siyasal uygulamaları dile getirmedikleri gibi, tam aksine değişik sanatsal, kültürel, tarihi ve edebi çalışmalarla desteklemeyi tercih etmişlerdi.

Türkiye yönetimi her yıl düzenli olarak Kürdistan’ın her tarafında, milli bayramlar, anma törenleri ve kendi toplumlarına dair tarihi kurtuluş günlerini çeştili etkinliklerle, milli Türk iradesi söylemleriyle kutlamakta ve cumhuriyetlerinin kuruluşundan günümüze kadar her alanda elde ettikleri ulusal başarıları, zaferleri ve ırkçı siyasal gelişmleri, işgal altındaki Kürt topraklarında propaganda etmeyi acil bir görev olarak görmektedirler. Örneğin; Kürtlerin tamamiyle yabancısı oldukları sömürgeci bir kültürün ürünleri olan, 19 mayıs Atatürk’ü anma ve gençlik spor bayramı, 30 Ağustos zafer bayramı, birinci ve ikinci inönü zaferleri, 23 Nisan ulusal egemenlik ve çocuk bayramı, 29 ekim cumhuriyet bayramı, Türk inkılaplarıyla ilgili yıldönümleri, Ankara’nın başkent oluşu gibi siyasal olgular, Kürdistan’da yaygın bir şekilde geliştirilmektedir. Türkiye yönetimi, sömürge Kürdistan’da milli bayramların dışında, mahalli kurtuluş günleri, Atatürk’ün işgal ettiği Kürt şehirlerine gelişinin yıldönümleri ve dini bayramların kutlandığı zamanlarıda ırkçı temelde değerlendirerek, okullarda Kürt çocuklarına Türk kültürü aşılamakta ve Atatürk’ün “Türk, öğün, çalış, güven”, “Ne mutlu Türküm diyene” ve“Yurtta sulh, cihanda sulh” gibi sözlerinden hareketle, Türklerin tarihte oynadıkları askeri başarıları çok sıkça dile getirerek, Kürtler arasında korku psikolojisi yaratmaya çalışmakta ve Kürdistan’daki sömürgeci siyasal ve askeri güçlerini daimi hale getirmeye çalışmaktadır. Kürt toplumu bütün bu milli ve dini bayramlarda, çeşitli anma törenlerinde Türk milletine, Türk bayrağına ve Kıbrıs Bayrağına, Türk ordusuna ve vatanına hizmet eden kişilere saygı göstermek mecburiyetinde bırakılmıştır. Türk milli bayramlarının olduğu günlerde Kürdistan’ın bütün büyük şehirleri, kasabaları Türk bayraklarıyla çok abartılı bir şekilde süslenmekte ve bütün bu törenlere dair işlemler/merasimler abartılarak topluma aktarılmaktadır. Kürdistan’da, Türkiye yönetimi tarafından resmi törenlerle organize edilerek kutlanan önemli bir diğer siyasal olgu ise, Kürt şehirlerinin kurtuluşu/Türkiye tarafından işgal edilmesi günleridir.Örneğin; hala işgal altında bulunan Kürt şehirlerinde, 12 mart Erzurum’un kurtuluşu (1918),14 mart Hınıs’ın kurtuluşu (1918); 2 nisan Van’ın kurtuluşu (1918), 11 nisan Sanlıurfa’nın kurtuluşu (1920), 14 nisan Doğubeyazıt, Diyadin (1918) kurtuluşları,15 nisan Ağrı’nın kurtuluşu (1918),16 nisan Eleşkirt’in kurtuluşu, 25 nisan Kars’ın kurtuluşu (1918), Maraş’ın, Bitlis’in ve Antep’in kurtuluşları büyük törenlerle, Türkçü söylemlerle kutlanmaktadır. Bütün bu abartılı merasimlerle/törenlerle yetinmeyen Türkiye yönetimi, diktatör Atatürk’ün sömürge Kürdistan şehirlerine yaptığı gezi günlerini de her yıl törenlerle kutlayarak, Türk sömürgeci iktidarının güçlülüğünü ve işgalci bir lideri sürekli olarak Kürt toplumuna hatırlatmaya çalışmaktadır. Türkiye aydınları ise, bu durumu ilerici ve anti emperyalist bir siyasal davranış olarak değerlendirmekte ve kendi devletlerinin Kürt şehirlerini işgal etmesini ise, ilericilik değerlendirmeleri arasında görmektedirler. Dünyanın hiç bir yerinde görülmeyen bu siyasal anlayış, ancak Türk ırkçı aydınlarının düşünsel davranışlarında görmek mümkündür.

Sonuç olarak, Kürdistan’da her yıl düzenli olarak Türk milli bayramlarının, milli zaferlerinin, değişik olaylarla ilgili anma ve şehir kurtuluş günlerinin kutlanması, Kürt toplumunun Türklere ait bu yabancı kültür ile yüzleştirilmesi, Kürt ulusunu kendi kültüründen, geleneklerinden uzaklaştırmakta, her yıl düzenli bir şekilde yapılan bu törenlerle Kürtler aşağılanmakta ve Kürtlerin, Türk hükmünün dışında başka bir ulusal devlet kuramayacakları düşüncesi sürekli olarak hatırlatılmaktadır. Türkiye yönetimi, Kürdistan’da, Kürt milli değerlerini kanunlarla cezalandırırken, Türk milli kültürünün Kürdistan’da uygulanması için sınırsız bir özgürlük tanımaktadır. Kürtler, hala içinde bulundugumuz yüzyılda çağdaşlık adı altında Türklere ait milli bayramları, anma törenlerini, milli zafer günlerini ve mahalli şehir kurtuluşlarını kutlamak mecburiyetinde bırakılmaktadırlar.

 
Geri Dön Başa Dön Yazıcıya Ver