SAL: 6
HEJMAR: 181
7 Aralık 2006
ANASAYFA
YORUMLAR
KÜLTÜR
YAZARLAR
DENG YAYINLARI
DENG DERGİSİ
Dema Nû Arşiv
Roja Teze Arşiv
 
 

Mesud Tek'in Yazıları eski yazıları için Tıklayın

MGK’nin yeni yıl hediyesi...

İspanyol General ve Ağca

Yavaş ama emin adımlarla ilerlemek...

Saygı Mı? Özgürlük Mü?

Aynaya Bakma

Buzdağının Ucu (Mu?)

Söyleyemediklerim ve yapmadıklarımız..

Arapsaçı

“Çeteler Cenneti”

Halepçe Olayları Neyi Gösteriyor, Neyi Gerektiriyor?

Acaba Öyle Mi?

Kansere Razı Etmek İçin Ölümle Tehdit Etmek

Güneyli Kürtlerin Büyük Sınavı

İpe Un Sermek

Sadak’ın Sadakati

Tek Yanlı Aşk

Süreç ve Önümüze Koyduğu Görevler

Erdoğan’ın Sınavı

Filmi Başa Sarmak

“İyi Çocuk”lar Cenneti..

Yanlışta Israr

Zeytin Dalı

Madımak

Ektiğini Biçmek!..

Şahinler ve Riyakarlar

Başbakan Doğru Söylemiyor

Hizaya Getirmek

Kirlenme, Çürüme Ve Çifte Standart

Yapışık Üçüzler

Enfal

“Qandil Gönüllüleri”

Başbakan’ın TİT Aşkı

Sıcak Günler

Cadı Kazanı

“Paşalar Cumhuriyeti”

Her İkisi de Aynı Orhan Pamuk

Törkiş İşi Demokrasi Ve Sivil Çözüm!..

Hayalleri Yasaklamak

Sembol mü?

Bir Kez Daha Kerkük Üzerine

“Ne Olacak Bu Irak’ın Hali”?

MESUD TEK
 
Gelenek

TC Başbakanı Erdoğan’ın son İran gezisinde de gelenek bozulmadı.

Erdoğan bir kez daha geleneğe uygun olarak, ülkede söylediklerine aykırı görüş beyanında bulundu, inanmadığı şeyleri dile getirdi.

Gezi dönüşünde, Ortadoğu’daki gelişmeleri değerlendirirken Filistin-İsrail sorununa, Irak ve Lübnan'daki çatışmalara değinen Erdoğan, sözkonusu gelişmelerde uluslararası silah sektörünün rolüne değiniyor ve "üretilen silahlar bir yere satılacak. Üretenler belli, tüketenler ortada. Yapılan harcamalar da zaten bir yerlere fatura ediliyor” diyor.

Görüldüğü gibi, Erdoğan’ın dilinden bal damlıyor.

Barış havarisi kesilen TC Başbakanı emperyalist silah tekellerini suçluyor.

Ama aynı günlerde basına yansıyan bazı rakamlar Erdoğan’ın riyakarlığını ortaya koyuyor.

NATO kaynaklarının yaptığı araştırmalara göre, milli gelire oranla askeri harcamaların mutlak büyüklüğü sıralamasında, Türkiye ikinciliği elinde bulunduruyor.

Açıklanan rakamlara göre Türkiye, her yıl milli gelirinin üçte birine takabul 12 milyar dolarlık askeri harcama yaparak, ABD’nin arkasından geliyor.

Erdoğan, halkının yaklaşık altıda birisinin açlık sınırı altında yaşadığı, yarısına yakın bölümünün de yoksulluk sınırında seyrettiği bir ülkenin Başbakanı.

Ve Erdoğan bu durumun değiştirmek amacıyla askeri harcamaları kısmadığı gibi, siyasi ve ekonomik ve harcamalar alanında generallerin bir dediğini iki etmiyor.

Askeri harcamaların büyük oranda azalmasına yol açacak olan Kürt sorununun demokratik ve barışçıl çözümü doğrultusunda kılını kıpırdatmıyor.

Türkiye’nin bu gerçeği gözler önünde iken, Erdoğan’ın emperyalist silah tekelleri ve onların amaçları hakkında ahkam kesmesi, “içerde şahin, dışarda güvercin” geleneğini sürdürmekten öte bir şeydir.

Bu, en azından iki yüzlülüktür.

Erdoğan’ın bu riyakarca tavrını, O’nun Irak’daki gelişmelere ilişkin olarak söylediklerinde de görmek mümkün.

Seçim sonuçlarının kabul edilmesini, demokrasinin bir gereği olarak gören Erdoğan, Irak’ın “Balkanlaşması”nın önlenmesi için, Nuri Elmaliki hükümetinin desteklenmesi gerektiğini söylüyor!..

TC Başbakanı Erdoğan’ın, dönüş yolunda desteklediği Elmaliki ile daha birkaç gün önce, beraberindeki heyetle Türkiye’ye resmi bir ziyarette bulunan Elmaliki farklı-farklı kişiler galiba.

Hatırlayalım.

Başta Erdoğan olmak üzere TC’nin öteki yöneticileri, ziyareti sırasında Elmaliki’nin kulağını çekmişler ve heyetine Türkmen üye almadığı için O’ndan hesap sormuşlardı!.

Seçim sonuçlarına bağlılığı demokrasinin bir gereği olarak gören TC Başbakanı, Maliki ile yaptığı görüşmede, “Kerkük’de referandum olmaz” demişti.

Gerçek Erdoğan hangisi?

Yurtdışı gezilerinden dönüşlerde ağzından bal damlayan Erdoğan mı?

Yoksa Seçimle iktidara gelen Maliki’ye, referandumla kabul edilen Anayasa’yı uygulamamasını söyleyen Erdoğan mı?

“Yurtdışı demokratı” geleneğinin gönüllü takipçisi Erdoğan, son İran ziyareti ve ziyaret esnasında, Kürt sorunu ve Güney Kürdistan’a ilişkin söyledikleriyle, ne kadar “gelenekçi” olduğunu bir kez daha göstermiştir.

 
Geri Dön Başa Dön Yazıcıya Ver