SAL: 6
HEJMAR: 176
2 Kasım 2006
ANASAYFA
YORUMLAR
KÜLTÜR
YAZARLAR
DENG YAYINLARI
DENG DERGİSİ
Dema Nû Arşiv
Roja Teze Arşiv
 
 

Ali Haydar KOÇ'un eski yazıları için Tıklayın

Eyalet-Federasyon idaresi istemi ve Kürtler

Osmanlı Devleti’nde Kürt nüfusu

İttihatçıların Kürdistan’daki bazı siyasal uygulamaları (1913-1917)

Türkiye-İsrail ve Kürtler

Kürdistan’da Misyoner Çalışmaları-Harput

Alevi-Bektaşi Edebiyatında Ermeni Aşıkları (Aşuğlar)

Kürdistan’da Osmanlı Eğitiminin Genel Durumu

Kürt Kültürü Üzerine Bazı Düşünceler

Amele –Ölüm Taburları (1914-1918)

Türk Ordusu ve Kürdistan

Dış Mihraklar ve Dış Mihrakların Maşası kavramları Üzerine

Türkiye’de çok partili dönem ve Kürtler

Türkiye, devlet terörü, şiddet ve Kürdistan

Doğu Cephesine Dair (1916-1917)

Tarih yazıcılığı ve Kürtler

Güney Kürdistan, Irak ve Türkiye

Egemenlik kavramının Kürdistan’daki anlamı üzerine

Üç Siyasal Antlaşma-1926

Çaldıran Gazetesi-1914

Dağkapı (1925) ve Buğday Meydanının (1937) Hatırlattıkları

Kürt Köylüleri ve Unutulanların Coğrafyası

Şark Islahat Projesi (1914) ve Kürtler

İki Yüzlü Düşünenler

Tarihi eser, müzecilik ve Kürtler

Etnik Kavramı ve Kürtler

Chester Projesi ve Kürdistan

Kürtler ve Türk Milli Bayramları

Birinci Dünya Savaşı ve Kürt Çocukları

Kürtler, Arap Ülkeleri ve Filistin

Kürt Nüfus yapısına Türkiye’nin Yaklaşımı .I

Kürt Nüfus yapısına Türkiye’nin Yaklaşımı .II

Bitlis Kürt Milli Hareketi (1914)- 1

Bitlis Kürt Milli Hareketi (1914)- 2

Ulusal Güvenlik Kavramı,Türkiye ve Kürtler

Türkiye’nin dış politikası ve Kürtler –(1925-1938)

Bir propaganda dairesi olarak:Türk Tarih Kurumu

Türkiye’nin Kürdistan’a yönelik memur politikası

Türkiye’de değişmeyen muhafazakar barış anlayışı

Sultan II.Abdulhamit, İttihatçılar, Türkiye ve Kürtler

Osmanlı İmparatorluğunun Türkleştirilmesi ve Kürtler

ALİ HAYDAR KOÇ
alihaydar-koc@arcor.de
Göçertilen Kürtlerin geri dönüş çabaları (1917) ve bir telgraf

Osmanlı yönetimi 1916 Mayıs ayında Kürtleri tehcir edeceğine dair kararını bölgedeki üst yetkililere telgraf ve şiflerle bildirmişti. Ayrıca Kürdistan’daki vilayet ve mutasarrıflıklardan talimatlarla Kürtler hakkında aldıkları bilgiler doğrultusunda, tehcir edilecek Kürt aşiretlerinin Batı Anadolu’da nerede, nasıl yerleştirilecekleri hakkında yasal düzenlemeler de yapmışlardı. Kürt tehciriyle ilgili bu yasal düzenlemelerin en önemli yönlerinden biri de, zorunlu olarak göçertilecek Kürtlerin bir daha yurtlarına iade edilmemesi kararı alınarak, nüfus kayıt işlemlerinin de buna göre yapılması kararlaştırılmış ve konu ile ilgili bir talimatname de hazırlanmıştı. Buna bağlı olarak 29 Mayıs 1916’da Dahiliye Nezareti Kürdistan’daki yetkililere bu talimatnameyi yollamıştı. Talimatnamenin sekizinci maddesine göre, göçertilen Kürt mültecilerin savaştan sonra da yurtlarına gönderilmeyeceklerinden, sevk edildikleri bölgelerde iskan ve kayıt edildikten sonra bunların başka bir yere gitmelerine izin verilmeyecekti. Birinci dünya savaşında tehcir edilen Kürt mültecilerin 1917 yılında Kürdistan topraklarına geri dönüş çabalarıyla ilgili konular şimdiye kadar tarihçiler arasında pek gündeme getirilmemiş ve bilim verileri ölçüsünde tartışmaya açılmamıştır. Ayrıca İttihat ve Terraki yönetiminin yasa ve talimatlarla 1916’da tehcir ve geri dönüşün olmayacağını kesin belirten kararları ile 1917’de Bitlis valisi Haydar Bey’in Kürdistan’da geri dönmek isteyen Kürtler hakkında Dahiliye Nezareti’ne çektiği telgraf arasındaki farklılıklar, İttihatçı rejimin Kürtlere yönelik yaptığı kirli propagandaların gerçek yüzünü göstermektedir.

Bu günkü yazımda 18 Aralık 1917 yılında Rus Bolşevikleriyle Osmanlı hükümeti arasında yapılan antlaşmadan sonra, Rusların kendi rızalarıyla Kürdistan’dan geri çekilmeleri sonucunda, daha önce göçertilen Kürtlerin yurtlarına geri dönme girişimlerini gündeme getirmişti. Tam bu esnada İttihatçı rejim geri dönüşü önlemek için, yeni bir siyasal propagandaya başvurarak, geri dönmek isteyen Kürtleri Ermenilerle işbirliği yapma suçlamasına başvurmuşlardı. Bunun en iyi örneğini de Aralık 1917’de Bitlis Valisi olan Haydar Bey’in Dahiliye Nezareti’ne çektiği telgraf teşkil etmektedir. Bu günkü yazımda 1917’de Kürdistan’da geri dönmek isteyen Kürt mültecileri konusuna dikkatleri çekmektir.

İttihat ve Terraki yönetiminin Kürtlere yönelik 1916’da geliştirdiği propaganda malzemelerinden birisi de “bölgeyi terkedin, yoksa Ruslar sizi öldürecek” biçiminde idi. Bu propaganda Aralık 1917’de Bolşeviklerin geri çekilmesiyle, önemini tümden yitirmişti. Onun yerine yeni siyasal bir oyuna başvuran İttihatçılar, Kürtleri Ermenilerle işbirliği yapmakla suçlamaya başladılar. Kürtlerin yurtlarına geri dönme girişimlerine dair endişeler, o devirde Bitlis Valisi olan Haydar Bey’in Aralık 1917’de Dahiliye Nezaretine gönderdiği telgrafta açıkça dile getirilmektedir. Örneğin; Bitlis valisi Haydar Bey, BOA, DH.İ Um, Dos.No.20-18 Belge No.12-4, Aralık 1917 telgrafında şunları dile getirmektedir:

“Bölgede sağlıklı bir yönetim oluşturulmadığından, milletle hükümet arasında oluşan kırgınlığın hazırlamış olduğu uygun ortam sayesinde, bir takım Kürt şeyh, hoca ve ağaları, eskiden beri bu kırgınlığı kolayca düşmanlığa başarabilmişlerdir. Seferberlik yıllarında tekalif-i harbiye adıyla bir takım ağır vergilerin konulması, Kürtlerin bir türlü alışamadıkları askerlik hizmetine alınmaları ve göç etmek zorunda kalanların yeterince beslenemeyerek perişan olmaları gibi nedenler, milletle hükümet arasındaki mevcut küskünlüğün daha da artmasına neden olmuştur. Ancak her yerde Rus ordularına açıkça öncülük eden Ermenilerin, Kürtlerin can ve ırzlarına tasallutları, Kürtlerin büyük bir bölümünü yeniden Osmanlı hükümetine kazandırmıştır. Bolşevik ihtilalinin ardından Rusların galip gelme ihtimalleri azalmaya başladığında, Ermeniler, Kürtlere karşı saldırılarından vazgeçerek onları kendi taraflarına çekmek için bazı etkili kimselere mektuplar yazarak yurtlarına dönecek olanlara iyi muamele ve hatta yardım edebileceği vaat ederek kendilerini ittifaka davet etmektedirler. Bir kısım Kürtler, bu sözlere aldanarak yerlerine dönme teşebbüsünde bulunmuşlardır.

Ruslarla Erzincan mütarekesinin imzalanması bir taraftan Ermenilerin Rus koruyuculuğundan ümitlerini kesmeleri sonucunu doğururken, diğer taraftan Kürtlerin yurtlarına dönme ümidini de artırmıştır. Böylece açlığın da etkisiyle en küçük ümitleri peşinde güneyden kuzeye doğru çılgıncasına akın etmeye başlamışlardır. Ruslar çekildikten sonra bu durumdan yararlanmak isteyen Ermeniler, kendi hedeflerine ulaşmak için değilse bile Türk tarafını mümkün olduğu kadar çok rahatsız etmek amacıyla Kürtleri kendi taraflarına çekme çabalarını yoğunlaştırmışlardır. Ayrıca Rusların çekilirken Türk tarafını rahatsız etmek amacıyla Ermenilere silah ve cephane gibi gerekli olan her türlü malzemeyi bırakacakları tahmin edildiğinden, bu bölgede muntazam bir kuvvetin hazır bulundurulması ve ayrıca yumuşak bir politika takip edilerek, Kürtlerin Ermenilere yaklaşmasını önleyecek tedbirlerin alınması gerekmektedir.

Bölgede memur sayısı o kadar yetersiz ki, Bitlis vilayetinde asil memur olarak, Siirt’te vali, evrak müdürü, mektupçu, defterdar, maarif ve polis müdürlerinden başka kimse yoktu. Memurların bir bölümü istila sırasında esir olmuş veya vefat etmiş, geriye kalanlar ise ya iç bölgelerdeki vilayetlere iltica etmiş ya da bölgedeki durum netlik kazanana kadar kendilerine izin verilmişti. Bitlis’in yerli halkından veya istilaya uğramış bölge ahalinden oluşan jandarma birlikleri ise istilanın verdiği dehşet ve geçim sıkıntısı nedeniyle kendi ailelerini kurtarmak ve geçimlerini temin etmek derdine düşmüşlerdi. Bu amaçla sürekli olarak yer değiştiriyor ve çeşitli yolsuzluklara da karışıyorlardı....“

Kürdistan tarihinde önemli bir yer tutan ve şimdiye kadar kaynak araştırma alanında ihmal edilen dönemlerden birisi olan, birinci dünya savaşı esnasında İttihatçıların Kürt tehcirini nasıl ve hangi siyasal propaganda araçlarıyla düzenlediklerine dair konular teşkil etmektedir. Zorunlu olarak göçertilen Kürtler ve onların 1917’de vatanlarına geri dönüş çabalarına dair konular ise, pek bilinmedikleri gibi, bilimsel verilerle de şimdiye kadar ele alınmamışlardır.

 
Geri Dön Başa Dön Yazıcıya Ver