|
Bir kaç gün önce Hürriyet gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ertuğrul Özkök`ün bir makalesine karşılık yazdığım eleştiri yazısını “Sen her zamanki gibi savaş ve ölüm tacirliği yapıyorsun Hürriyet!” diye bitirmiştim.
Okuycu bu belirlemeyi hissi hareket ederek ya da bir anlık kızgınlık sonucu yazdığımı sanmasın. Hürriyet, oldum olası karanlık odakların hizmetinde olan bir savaş kışkıtıcısıdır. Nitekim, 22 Ekim tarihli sayısında yer alan Ertuğrul Özkek`e ait yazı, bu sözlerin bile Hürriyet`i anlatmaya yetmediğini ortaya koymaktadır.
Bakın ne diyor gazetenin Genel Yayın Yönetmeni Özkök?:
“...
“Yani artık bizim muhatabımız Barzanidir.
Ona son ama son defa şu mesajı, anlayacağı en direkt dille söylemeliyiz.
“Önünde iki yol var. Ya komşumuz olacaksın, ya hedefimiz.
Evet, Türkiye Cumhuriyeti Devleti`nin ve Silahlı Kuvvetlerinin, Iraklı Kürtlere son sözü bu olmalıdır:
„Ya muhatabım, sınır komşum kalacaksın, ya da düşmanım olacaksın.“
Karar onların.
Eger Amerika Birleşik Devletleri`ne güvenip düşmanımız olma yolunu seçerlerse kendileri bilir.
Bundan sonra silahlarımız Barzani`ye çevrilmiştir.
Amacımız, oradaki „Kürt rüyasını“, „Türk kabusuna“ çevirmektir.
„...“
Demeliyiz ki;
Üç beş F-16, otuz kırk sorti, 10 yıl öncesinin Kuzey Irakı`dır.“
Bu satırlarla ilgili her hangi bir yorum yapmaya gerek yok sanıyorum.
Bunları yazan kişi;
En uç noktada bir ırkçıdır,
Bir barış düşmanıdır,
Bir işgalcilik çığırtkanıdır,
Bir halk ve insanlık düşmanıdır,
Bir soykırım savuncusudur,
Bir savaş ve ölüm taciridir.
Hiç kuşku yok; bay Özkök ve onun gibileri Türk halkına da dost değiller. Böyleleri, kan ve göz yaşı ile beslenmeyi varlık nedeni haline getirmiş sömürü ve soygun düzeninin türettiği yaratıklardır. Bunlar, Ankara ve Istanbul`daki lüks bürolarında oturup kirli amaçları uğruna halkları birbirine kırdıran asalak takımıdır.
Bay Özkök, “Yani artık bizim muhatabımız Barzanidir” diyor. Ne zaman öyle olmadı ki bay Özkök? 84 yıldır, günün her saniyesinde Kürt halkı sizin hedefiniz değil mi? Yer küremizde kendisine “kürdüm” diyen bir insan yaşayacak ta siz kemalist tayfa onu rahat bırakacaksınız, olacak şey mi? Saddam`ın gittiği günden bu yana, onun yerini almak için yaptığınız haince planları, adım adım uygulananmakta olan senaryoları bilmeyen mi var?
Siz bakmayın, bay Özkök gibilerinin „şehit edebiyatı“ yaygaracılığına. O gençlerin Kürdistan dağlarında yaşamını yitirmeleri umurunda değil onların. Tam tersine kamuoyu karşısında timsahın göz yaşlarını döken bu çevreler, kapalı kapılar ardında, hedefe biraz daha yaklaştıklarını düşünerek sevinçten göbek atıyorlar.
Türk halkının en büyük zaafı da bu noktada yatıyor elbet. O, ayağa kalksa ve „Durun bakalım kan ve ölüm taciri sefil yaratıklar! Sorunları barışçıl yoldan çözmek varken, efelik taslamak da ne oluyor? Çocuklarımızın yaşamı bu kadar ucuz mu ki bozuk para gibi harcamaya kalkıyorsunuz?“ diyebilse, ne savaş olur, ne de onca göz yaşı dökülür. O zaman bay Özkök gibileri değil gazete köşelerinde kanlı kalemlerini oynatmak, kaçıp saklanabilecekleri bir delik bile bulamazlar.
Sonuç olarak, söylemek istediğimi bir kez daha söyliyeyim: Sen ve gazeten gerçekten de savaş ve ölüm tacirliği yapıyorsunuz bay Özkök!”
Siz, Kürt halkını düşman ilan ettiniz. Başka bir halkı düşman ilan edenler iflah olmazlar bunu bilin. Biz, sizin yaptığınız gibi silah ve şiddetle tehdit etmeyeceğiz sizi. Sizi öyle bir teşhir edeceğiz, maskeleriniz eninde sonunda öyle bir düşürecek ki insan içine çıkamayacaksınız. İnsanlar, tükrükleriyle boğacaklar sizi. Çocuklarınızın sizden sadece ve sadece utanç duyacakları günler uzak değil, bay savaş kışkırtıcısı. İnanmazsan arkana dön de yakın tarihe bak. Bak ta Hitler ve Musolini döneminin ya da yanı başındaki Saddam rejiminin savaş çığırtkanlığı yapan gazetecilerinin sonlarını gör. Unutma, bu aynı zamanda sen ve senin gibilerin geleceğidir.
|